Pardus'ta Temp Klasorunun temizlenmesi

/home/kullanıcı_adı/.thumbnails klasörünün içeriğini de silebilirsiniz... Orada her türlü resim önizlemeleriniz tutuluyor ve gün geçtikçe devasa boyutlara ulaşıyor...



Read Users' Comments (0)

Pardus Komutları



whoami : whoami komutu hangi userin bilgisayarı kullandığını söyler. Çok basit ve zararsız bir komuttur.

pwd : Eğer terminalde nerde olduğunuzu bilmiyorsanız pwd komutu ile öğrenebilirsiniz. pwd komutunu kullandıktan sonra terminal size nerde olduğunuzu söylicektir.

df : Bu komut ile disk hafızanızı ne kadar kullandığınızı görebilirsiniz. Eğer df 'nin arkasına -h koyarsanız size hafızayı mb cinsinden gösterecektir. (örnek: df -h)

ls : Bu komut ise olduğunuz yerdeki klasörleri ve dosyaları gösterir.
(ls -r iç klasörleride gösterir) (ls -a gizli dosyalarıda gösterir)

su : root hesabına geçmek için. Bu komutu yazdıktan sonra size root şifresini sorucaktır. Şifreyi yazıp entera basınca root hesabına geçersiniz. Root hesabından normal hesaba dönmek için ise exit yazmanız yeterli.

Biraz Riskli Komutlar

mkdir : Bu komut ile bir klasör yaratabilirsiniz. örnek: mkdir yeni_klasor

mv : Dosyaları biyerden biyere taşımak için bu komudu kullanabilirsiniz. Örnek: mv dosyaadı /home/username/Desktop

cd : Terminalde klasör değiştirmek bu komut ile oluyor. Örnek: cd home/username/Desktop

cp : Bir dosyayı kopyalamaya yarar. Örnek: cp dosyaadı /home/username/Desktop

rm : Bir dosyayı silebilirsiniz. Örnek: rm dosyaadı

rmdir : Bu komut ile ise bütün bir klasörü silebilirsiniz. Örnek: rmdir /home/username/yeni_klasor

Read Users' Comments (0)

İnternete Bağlı Olmasanız Bile Bilgisayarınızdaki Verileri çalabilirler

Kullandığımız bilgisayarlar internete ya da bir ağa bağlı değilse bilgilerimizin ele geçirilemeyeceğini düşünürüz. Oysa havada yayılan elektromanyetik dalgaları kopyalayarak , ağa bağlı olmayan bilgisayarlardaki bilgileri ele geçirmek de çok zor değil. Bu korsanlığın önüne geçmek TEMPEST yöntemiyle mümkün.

Şimdiye kadar hemen hemen hepimiz, bilgisayarların sadece internete ya da bir ağa bağlandıkları zaman izlenebildiklerini düşünüyor veya kabul ediyorduk. Artık bu düşüncenizi değiştirme zamanı geldi. Gelişen teknoloji ile birlikte bilgisayardaki bilgileri ele geçirmek için illa ki bilgisayarın internete veya bir ağa bağlı olması şart değil. Bilgi casusları, özel frekans tarayıcıları kullanarak 25 ile 100 metre uzaklıklara varan mesafelerdeki bilgisayar ekranlarında yer alan görüntüleri, hatta bilgisayardan yazıcıya gönderilen dokümanları, elektromanyetik dalgaları kopyalayarak ele geçirebiliyor.

Mutfaktaki mikserin veya mikro dalga fırının yaydığı elektromanyetik dalga önemli değildir. Ama sözkonusu alet şifre çözen elektronik bir aygıt veya önemli bilgileri barındıran bir bilgisayarsa bunlardan yayılan elektromanyetik dalga çok önemlidir. Nitekim bu bilgiler bir şekilde havada yayılırken çeşitli cihazlar yardımı ile yakalanıp deşifre edildiğinde, o önemli bilgileri elde etmek çok zor değil.

Read Users' Comments (0)

Microsoft'tan Linux Dünyasına Önemli Açılım

Microsoft açık kaynağı destekliyor.

Microsoft, kendisine ait 20 bin satırdan oluşan sanal makina sürücü kodlarını Linux dağıtımları için kullanılan GPL v2 lisanslama modeliyle genel kullanıma açtı. Bütün Linux dağıtımları bundan böyle Windows Server 2008 Hyper-V ve Windows Server 2008 R2 Hyper-V altında doğal ortamlarında ve yüksek performansla çalışacak.

Bireylere ve kurumlara verimlilik sağlayan yazılımlar sunan Microsoft, açık kaynak dünyasına önemli bir katkıda bulunarak müşterilerinin mevcut yatırımlarının korunmasına ve birlikte çalışabilirliğe verdiği önemi bir kez daha gösterdi. Microsoft, 20 bin satırlık açık kaynak sürücü kodunu, Linux General Public License (GPL) v2 lisanslama modeliyle Linux dünyasının ve müşterilerinin kullanımına açtı.

Bu kodlar sayesinde Linux işletim sistemi dağıtımları ve açık kaynak uygulamaları Windows Server Hyper-V ve Windows Server R2 Hyper-V üzerinde performanslı ve yüksek verimle çalışacak. Microsoft müşterilerine önemli bir kazanç yaratan bu güçlü atağıyla sürücü kodlarının Linux işletim sistemi çekirdeğine doğrudan entegre edilmesini sağlıyor..

Müşterilerinin yatırımlarını koruyor

Windows Server 2008 Hyper-V sanallaştırma platformu üzerinde farklı işletim sistemlerini kullanan işletmelerin yatırımlarını koruyan Microsoft, kendi kodlarını Linux GPLv2 modeliyle lisanslayarak açık kaynak topluluklarıyla birlikte büyüme iradesini bir kez daha kanıtlamış oldu.

Microsoftr17;un sürücü kodlarını GPLv2 ile lisanslamasını değerlendiren Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan şunları söyledi:

r0;Son yılların en zorlu ekonomik koşullarının yaşandığı günümüzde, maliyetleri azaltan ve verimliliği artıran Microsoft teknolojileri, büyümeye odaklanan şirketlere tartışılmaz yararlar sunuyor. Microsoftr17;un açık kaynak dünyasıyla yaptığı işbirliğini bu çerçevede çok olumlu bir gelişme olarak görüyoruz. Sanal makina sürücü kodlarının Linux dünyasının en çok tercih edilen lisanslama modeli GPLv2 ile genel kullanıma açılması tarihi bir adımdır. Özellikle heterojen platformlara sahip olan müşterilerimizin bu açılımla ciddi bir kazanım elde edeceğine inanıyorum. Windows Server 2008r17;in Hyper-V sanallaştırması ve Microsoft System Center yönetim özellikleri, farklı platformları başarıyla yönetebiliyordu. Şimdi ise açık kaynaklı uygulamalar tarafında inanılmaz bir verimlilik ve performans artışı sağlanacaktır. Bu açılım iş ortaklarımıza da birlikte çalışabilirlik (interoperability) ve çoklu platformlar alanında deneyimlerini artırma fırsatı verecektirr1;.
Çok sayıda açık kaynak uygulaması Windows üzerinde çalışabiliyor

Müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda yatırımlar yapan Microsoft, açık kaynak dünyasına yazılım kodlarını açarak tarihi bir değişimi başlattı. Microsoft, küresel düzeyde 1 milyar Windows kullanıcısının ihtiyaçlarından hareketle açık kaynak dünyasına yönelik çok sayıda proje yönetiyor. Örneğin, açık kaynak dünyasının en yaygın kullanılan yazılım geliştirme dillerinden biri olan PHPr17;yi, kendi işletim sistemi Windows Server 2008, veritabanı uygulaması Microsoft SQL Server 2008 ve web uygulamaları geliştirme aracı Expressionr17;da özgün haliyle destekliyor. Ayrıca çok sayıda açık kaynak uygulaması Windows üzerinde çalışabiliyor.

Windows Server 2008r17;in platform yönetimi

Microsoft açık kaynak dünyasıyla kapsamlı ilişkilerini 2006 yılında kurduğu Açık Kaynak Teknoloji Merkezi (OSTC) üzerinden geliştiriyor. Açık kaynaklı platformlara iş dünyasının temel gereksinimleri açısından yaklaşan Microsoft, Windows Server 2008 kapsamında farklı platformları birlikte yönetmek zorunda olan müşterilerine ve iş ortaklarına bu merkezin çalışmalarıyla yol gösteriyor.

Microsoft Açık Kaynak Teknoloji Merkezi, UNIX ve Linux dünyası üzerinde çok derin bir uzmanlığa sahip olmasının yanı sıra açık kaynak topluluklarıyla sürekli teması koruyarak güncel gelişmeleri yakından takip ediyor.

Linux dünyasının en çok tercih ettiği lisanslama modeli GPLv2 ile sürücü kodları açık kaynak topluluklarının ve Microsoft müşterilerinin kullanımına açılıyor. Böylece, sunucu üzerindeki sanal makinaları yönetmeye yarayan Windows Server 2008 Hyper-V yazılımının bütün Linux dağıtımlarını sorunsuzca ve performanslı çalıştırmasını sağlanacak. Aslında bu sürücü kodları olmadan da Windows Linux işletim sistemlerini birer sanal makina gibi çalıştırabiliyor, ama özgün destek önemli bir fark sağlıyor. Linux çekirdeğine tam entegre olan bu doğal sürücü kodlarıyla Windows Server 2008 Hyper-Vr17;nin yönettiği sanal makinaların performansları önemli ölçüde geliştirilmiş olacak.

Kurumsal veri merkezlerindeki karmaşaya son

Mevcut ekonomik şartlarda birçok şirket donanım ve yazılım varlıklarını tasarruflu kullanmaya çalışırken Microsoft şirketlerin verimliliklerini artırmaya yönelik teknolojilerle daima onlara destek oluyor. Microsoft sürücü kodlarını açarak kurumsal veri merkezlerindeki farklı platformların yarattığı karmaşaya bir son vermek istiyor.

Windows Server 2008r17;in sanallaştırma teknolojisi Hyper-Vr17;nin gelişmiş teknolojisi, farklı platformların yönetimini kolaylaştırırken, işletmelere donanım, enerji tüketimi, insan kaynağı ve sistemi yönetimi açısından etkin bir maliyet denetimi yapma olanağı sunuyor.

Read Users' Comments (0)

Eğer Windows'u korsan olarak kullanıyorsanız bu sese kulak verin

Yazılım dünyasının önde gelen isimlerinden Microsoft, geçtiğimiz günlerde yaptığı son açıklamasında, Windows işletim sistemlerinin korsan sürümlerini kullananlara yönelik ciddi uyarılarda bulundu.

Virüs ve malware gibi tehditlerin özellikle Çin'de fazlasıyla görüldüğüne dikkat çeken yazılım devi, bunu da Çin'de korsan Windows kullanımının son derece yaygın olmasına bağladı.

Microsoft'un Malware Protection center departmanında görev alan Jeff William, korsan Windows'ların güncelleştirme işlemini yapamaması nedeniyle virüslere karşı çaresiz kaldığı ve korsan kullanımının yaygın olduğu ülkelerde kullanılan bilgisayarların internet üzerinden gelecek olası tehditlere daha fazla açık olduğunu belirtti.

Malware'e maruz kalan ülkeleri de açıklayan ve verilerini üyesi olduğu anti-korsan organizasyonu BSA’ye (Business Softare Alliance) dayandıran Microsoft, Sırbistan ve Karadağ'da kullanılan her 1000 bilgisayardan en az 97'sinin malware'den etkilendiğini ifade ederken, Türkiye'yi de malware'den en çok etkilenen ikinci ülke olarak açıkladı. Her 1000 bilgisayarın 32'sinin malware'e bulaşmış olduğunun altını çizen Microsoft, Brezilya, İspanya ve Güney Kore'nin de Türkiye'yi izlediğine vurgu yaptı.

Malware'e fazlasıyla maruz kalan ülkelerdeki korsan yazılım kullanımına da dikkat çeken yazılım devi, Sırbistan'da kullanılan bilgisayarların en az %74'ünün korsan Windows işletim sistemlerini kullandığını duyururken, Türkiye, Brezilya, İspanya ve Güney Kore'nin de %64, %58, %42 ve %43'le Sırbistan'ın ardından geldiğini belirtti.

MALWARE NEDİR, NASIL KORUNULUR?
Kütücül yazılım olarak da bilinen malware, bilgisayar ve ağ üzerindeki herhangi bir sisteme sızmak ve zarar vermek için geliştirilen bir tip yazılımdır. Özellikle korunmasız bilgisayarlarda fazlasıyla görülen malware, korsan Windows kullanımı söz konusu olduğunda da kullanıcıları fazlasıyla yakından ilgilendiriyor.

Diğer birçok yazılımda da olduğu gibi Windows da “update” yani “güncelleştirme” fonksiyonuyla kendini sürekli yeniler. Yeni bir virüs, malware ve benzeri tehditlere karşı kendini sık sık güncelleyen Windows, böylece kısmen de olsa zararlı yazılımların bilgisayarlara sızmasının önüne geçer. Ancak korsan Windows güncelleştirme işlevini gerektiği gibi yerine getiremediğinden Windows güncel kalamaz ve geliştirilen yeni virüslere karşı korumasız kalır.

Bu nedenle orijinal Windows kullanmak, bunun yanında gerekli antivirüs ve diğer benzeri güvenlik yazılımlarını bilgisayarlara kurmak ve sık sık bilgisayar üzerinde virüs taraması yapmak, bu gibi zararlı yazılımlara karşı bilgisayarların korunmasını sağlayacaktır

Read Users' Comments (0)

Dünyanın en tehlikeli bilgisayar oyunu

İşte dünyanın en tehlikeli oyunu: Her vurduğunuz düşman için bir dosyanızın silinmesine ne dersiniz?

Genellikle her yeni çıkan oyunla ilgili önemli haberleri sevinçle sizlere duyuruyoruz. Fakat bu kez durum biraz daha farklı. Mac için yeni çıkan Lose/Lose (Kaybet/Kaybet) adlı bir oyun için tüm bilişim dünyası gibi biz de karışık hisler içindeyiz. Çünkü uzaylıları vurduğunuz bu oyunda, her vurulan uzaylı için bilgisayarınızdan rastgele bir dosya siliniyor!

ABD New York'tan dijital sanat ile uğraşan Zach Gage tarafından geliştirilen oyunun sitesinde bu oyunun bir sosyal deney olduğu söyleniyor. Fakat anti virüs firmaları aynı görüşte değil. Symantec Lose/Lose'u bir oyun olarak değil, bir virüs olarak görüyor ve sistemlerde uyarı veriyor.

Virüs programlarının OSX.Loosemanque olarak tanımladığı oyunda vurulan her uzaylı için bilgisayarınızdan rastgele bir dosyanın geri dönüşü olmayacak şekilde siliniyor olması, oyunun oynanabilirliğini büyük ölçüde düşürdüğünü de söylemek zorundayız. Çünkü silinen dosya oyunun kendisine ait bile olabilir

Read Users' Comments (0)

İstanbul Vergi Dairesinden Google'a 71 Milyon TL Ceza


Sonunda bu da oldu. İnternetin dev ismi Google, Türkiye'de aldığı ilan ve reklam karşılığında yurtdışından fatura kestiği gerekçesiyle 71 milyon TL para cezasına çarptırıldı.

Şirketin Türkiye'deki temsilciliğinin adı Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd Şti. Google Türkiye reklamların faturasını Google İrlanda kesmiş gibi gösterince, başı belaya girdi. Yabancı şirketlerin kestiği faturaların vergi yükümlülüğü yok fakat Türk şirketleri fatura keserlerse belirli bir oranda vergi ödemek zorundalar. Vergi dairesi Google Türkiye'nin bu konuda bir usülsüzlük yaptığına inanıyor.
Öte yandan bu olay Google'ın yöneticilerine de hemen yansıdı. Şirketin bir üst düzey yöneticisi "Google operasyonu olan her ülkede vergi kanunlarına uygun olarak hareket etmektedir. Türk yetkililer ile konu ile ilgili görüşmelerimiz sürmekte. Türk kanunlarına uygun hareket ettiğimize ilişkin inancımız tam" diye konuştu.

Olur böyle vakalar, Türk maliyesi yakalar diyoruz.

Read Users' Comments (0)

Hitachi'den 15,000 RPM 450 GB HDD

Hitachi’den 450 GB 15,000 RPM HDD

Hitachi GST; Ultrastar 15K450 adındaki disklerini 450 kapasite ile piyasaya süreceğini açıkladı. Yeni Hitachi Harddiskler 15,000 RPM dönüş hızına sahip olacaklar ki bu şuan piyasadaki en hızlı harddisk olacağı anlamına geliyor. İki versiyon olarak piyasaya sürüleceği düşünülen Ultrastar 15K450’lerin 3 GB/s Serial Attached SCSI (SAS) ve 4 GB/s Fibre Channel (FC) arayüzlü olacağı açıklandı. Bekleme süresinin 3.3 milisaniye altında olacağı ve dönüş hızının bu kadar yüksek olması sayesinde gecikme süresinin de iki milisaniyenin altında olacağı tahmin ediliyor. Hitachi %30 performans artışı olacağını savunuyor. Diğer tarafta Seagate’in en iyi diski %28 performans artışı gösteriyordu.

Read Users' Comments (0)

Windows 8 de 8 Yeni Özellik Olsun

Windows 7 işletim sistemi bu hafta içerisinde piyasaya sürülmüş olmasına rağmen, Microsoft’un çoktan üzerinde çalışmaya başladığı Windows 8’i beklemeye koyulduk.Lansmanı sonrası hakkında birçok olumlu geri besleme yapılan Windows 7 işletim sistemi Vista’dan kesinlikle daha iyi.Ancak bizler halen yapılabilecek bazı iyileştirmelerin mevcut olduğunu düşünmekteyiz.Listemizi oluşturan 8 maddenin gerekleri Windows 8’e uygulanırsa, versiyonlar arasında atılan adımların daha büyük çaplı olacağını düşünüyoruz.





1) Yeni Bir Dosya Sistemi:

Windows 7 yeni teknoloji dosya sistemi NTFS formatını kullanmaya devam ediyor.İlk olarak Microsoft’un Windows XP işletim sistemiyle yazılım dünyasına kazandırılan dosya formatı gerçekten iyi çalışıyor ancak kusurları yok değil.Geleneksel NTFS dosya sistemi, sabit diskin metadata tabanlı bölümlendirilmesini gerektirdiği üzere, veri yığınlarını oluşturan dosyaların doğrulanması işlemi etkin biçimde yapılamıyor.Windows 8’e eklenmesiyle bu tip sıkıntıların yaşanmasını engelleyecek birçok dosya sistemi var.Bunların arasında en popüleri ZFS dosya sistemi. ZFS (Zettabyte File System) formatında, NTFS’de olduğu gibi bölümlendirme yerine türev veri yığın yöneticileri kullanılıyor, depolama alanında oluşturulan dinamik veri havuzları da kullanıcının ihtiyacına yönelik yapılanma esnekliği sunuyor.Tüm bunların yanında NTFS’nin depolama alanı kısıtlaması aşılarak, sınırsız kapasite desteği ve dosya doğrulama mekanizması devreye giriyor.

Sorunun kesin yanıtını bilmesek de Microsoft’un üzerinde çalıştığı Windows 8 OS için yeni bir dosya sistemi kullanmayı planladığından eminiz.Hatta Windows 7’ye entegre edilmesi düşünülen WinFS adı verilen yeni bir konsepte sahip olduklarını ancak gelişim evresinin tamamlanamadığını biliyoruz.NTFS halen en iyi seçenek ancak daha iyisine sahip olmayı düşünmek, her defasında benzer sıkıntıları yaşamayı önlemenin tek yolu.












2) Windows Explorer’ı Daha Kullanışlı Kılmak

Windows Explorer’ı kullanıcılara dosyaların ve depolama sistemlerinin yönetin hakkını veren, Windows işletim sistemlerinin çekirdek elementi şeklinde tanımlamak yanlış olmaz.Bu tanım kapsamında Microsoft, Windows 7 işletim sistemine daha fonksiyonel, daha kullanışlı ve daha kolay yönetim yetenekleri sunan iyileştirilmiş bir dosya görüntüleme arabirimi entegre etti.

Windows 7’de bu konudaki beklentilerden birisi de Windows Explorer’ın adres ağacında “Favoriler” sekmesine FTP server lokasyonu eklenmesine izin verilmesiydi.Ama Windows 7’de bu düzenlememin yapılmamış olması, lokal sabit disk dışında ağ üzerinden veri erişimi isteyen kullanıcıları hayal kırıklığına uğrattı.Erişim için her defasında adres çubuğuna FTP lokasyon adresi yazılması ve yine her defasında FTP server login işlemi için şifre girişi gereksinimi yeni işletim sisteminde olmamalıydı yada en azından FTP şifresi giriş arayüzüne bir sonraki erişimde “şifre hatırlama” seçeneği eklenmeliydi.

Dosya yönetimi sekmesinde Windows 8’in eski sıkıntıları yeni OS platformuna taşımaması adına bahsettiğimiz sorunlardan arındırılması yanında geleneksel dosya yapısının “C:-Users-Asymetry-Documents” formatından, kullanıcı dostu “Computer -> Asymetry -> Documents” şekline dönüşmesi gerektiğini düşünüyoruz.Windows 7’ye baktığımızda Microsoft’un farklı kaputun altında aynı dosya yapılanmasını(C:) kullandığını fakat en azından bunun kullanıcıya hissettirilmeden yapıldığını görüyoruz.























3) Windows Hizmetlerinin İhtiyaca Göre Başlaması

Bilgisayarınızı her yeniden başlatışınızda, Görev yöneticisin “Hizmetler” sekmesinde onlarca hizmetin çalıştırıldığını şaşkınlıkla fark ettiğinizden eminiz.Windows 7 işletim sisteminde çalıştırılan hizmet sayısı Vista’ya göre artan şekilde 56’ya sabitlenmiş.Microsoft’un belirlediği 56 adet hizmetin her an ihtiyaç duyulacağını düşünerek başlatması, gereksiz kaynak kullanımına neden olurken neden işletim sistemine bilgisayar konfigürasyonuna göre akıllıca hizmet seçimi yapma yeteneği kazandırılmadığı tartışma konusu.

4) Eski Windowslar, Mac OS ve Linux ile Uyumlu Olmak

Microsoft Windows 7 işletim sistemiyle kullanıcılara şahsi PC ağını kurmanın en kolay yollarını sunuyor, tabi diğer PC sistemleri üzerinde çalışan OS’nin Windows 7 olması koşuluyla.Şayet ev ağınıza dahil etmek istediğiniz diğer bilgisayar üzerinde Windows’un eski versiyonları veya Mac OS/Linux yabancıları yüklü ise ağ kurma işleminin uzmanlık isteyen bir işkenceye dönüştüğüne şahit oluyorsunuz.Bu durumda yapmanız gereken; eski model IP adresleme ve paylaşım aygıtlarını kullanmak. Her kullanıcının bir network uzmanı olmasını beklemek biraz anlamsızken, Windows 8 üzerinde bu sorunun kesinlikle çözümlenmesi gerekiyor.

5) Korsanlık Korumasının Esnetilmesi

Microsoft yazılım korsanlığını önleme konusunda lider konumda.XP işletim sisteminden bu yana “Ürün Aktivasyonu” teknolojisini devreye sokan yazılım devi, işletim sistemini başka bir sistem üzerinde kullanmadığınız sürece sorun yaratmıyor.Orijinal yazılım kullanıcılarını pek ilgilendirmeyen bu kopya korunma metodu, “Windows Genuine Validation” gibi yeni teknolojilerle desteklenmeye başlandı öyle ki Microsoft server üzerinden program veya güncelleme dosyası indirmek isteyenlerin bu sorgulamayı başarıyla geçmiş olması şartı aranıyor.Yasal kullanıcılar için yine sorun olmayan bu korunma adımı kopyacıların çeşitli eklentilerle aşması gerektiği etkin bir yöntem.Buraya kadar pek sorun yaşamayan biz “yasal” kullanıcılar sıra Microsoft dışı kaynaklardan elde edilen çeşitli uygulamaların kullanımına geldiğinde çıldırtacak derecelere varan sahtecilik engelleriyle karşılaşıyoruz.Örneğin Mozilla Firefox web tarayıcısıyla, Microsoft üzerinden dosya indirme denemeniz , “Windows Genuine Validation” paranoyası nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanabiliyor ve yaptıklarınızı en baştan Internet Explorer üzerinden yinelemeniz gerekiyor.

Microsoft’un bu noktada iki seçeneği var; Korsanlık korumasını Windows dışı uygulamalara uyumlu kılmak yada ıskartaya çıkarmak.Windows veya diğer yazılımların korsanlığını kesinlikle desteklemiyoruz ama bütün bu korunma teknolojileri sadece “yasal” kullanıcıların başını ağrıtıyor çünkü yasadışı kullanıma yönelenlerin bu tip sorunlar karşısında kullanabileceği “hack” eklentileri varken biz yasal kullanıcılar kafayı duvara vurmakla yetiniyoruz.

6) Microsoft’un Yeni Güvenlik Programı “Security Essentials” İşletim Sistemi Paketine Dahil Edilmeli

Microsoft’un yıllardır çözümlemeye çalıştığı kendi anti-virüs ve anti-spyware programını kullanma uhdesi, Windows 7’nin arzıyla aynı döneme rastgelen “Microsoft Security Essentials” güvenlik sorumlusunun sunumuyla sonlandı.Çeşitli tarama-silme-tespit testlerinden başarıyla geçen ücretsiz güvenlik yazılımından sadece orijinal OS kullananların faydalanacağı bilgisi ışığında bu çözümün sonradan teminiyle “diğerlerine” bu konuda da fırsat yaratacağı ve birçok “Security Essentials” yazılımından bihaber “ yasal” kullanıcının varlığı dikkate alındığında işletim sistemi paketine dahil edilmesi gerekliliği ancak kurulumun kullanıcı onayı ile gerçekleşmesinin, Windows 8 ile birlikte uygulamaya geçirilmesi istenilen “olması gerekenler”in en çok önem arz eden maddesi olma niteliği taşıyor.

7) Versiyon Çeşitliliği Sadeleştirilmeli

Windows Vista ile başlayan versiyon çeşitliliği Home Basic, Home Premium, Professional, Ultimate vs. şeklinde ne yazık ki Windows 7 OS cephesinde de kafa karıştırmaya devam ediyor.Farklı bilgisayar sistemleri üzerinde artan oranlı özellik içeriğiyle sınıflandırılan işletim sistemi versiyonlarının varlığı netbook, notebook gibi taşınabilir sistemleri yanı sıra özel amaçlı desktop sistemlere varan donanımsal genişleme tabanında bir “zorunluluk” olarak tanımlanabilir.Ama niye hem “home” kullanıma yönelik hem de “businnes” kullanıma yönelik birer versiyonla sadeleştirme yapılmıyor?Eğer bazı özelliklerin kullanımı donanımsal yapılanmaya göre uyarlandıysa(Aero gibi), yükleme esnasında donanım test esnasında otomatik olarak “disable” yapılabilir.Ancak konu fiyatlandırma stratejisi ise Microsoft Windows 8 Home tam sürüm bedelini 100$ gibi bir seviyede belirleyecekse, 50$ gibi bir fark ödemesiyle de yükseltme seçeneği sunabilmelidir.

8) Her Güncelleme Sonrası “Reboot” Şartından Vazgeçilmeli

Yüklenen güncelleştirmenin ne kadar önemli olduğunun hiçbir anlamı yok, her defasında işlem sonu açılan pencerede sistemin “yeniden başlatma” sürecine sokulmak istenip istenilmediği mutlaka soruluyor.Bazen erteleme opsiyonlu olarak gelen bu sorgulama tekrar ne zaman sorulması gerektiği konusunda bile seçim içeriyor ama sistemin başında değilseniz ve bu uyarı kutusunu görmüyorsanız artık size sorulmaktan vazgeçiliyor ve yeniden başlatma devreye giriyor.Windows XP’den bu yana Microsoft’un işletim sistemlerinde var olan bu gülünç davranışa artık son verilmeli.Windows 8 bu konuda yeterli bilgi ve yetenekle donatılarak, kullanıcıyı konu hakkında fazla meşgul etmeden ve en uygun zamanda güncelleme sürecini başlatmalı, mümkünse yeniden başlatma yapmadan revizyonları geçerli kılmalıdır.

Özet olarak 8 madde ile sınırlayıp “temel sorun” olarak yorumladığımız eksiklik-fazlalık sorunsalları, Microsoft Windows çağının başlangıcından bugüne kullanıcıları sıkıntıya sokuyor.2011 yılı sonu, 2012 ilk çeyreği gibi 2-3 yıllık bir aradan sonra Windows 7 işletim sisteminin hakimiyetine son verecek Windows 8 OS’de bahsedilen sorunların ve türevlerinin kesin çözüme kavuşturulması “modern”, “yeni” vb. sıfatlarla tanımlanan yazılımların kaderi olmalı.

Düşük işlem gücüne sahip smartphone aygıtları üzerinde bile yeni ağ yapılanması ve güvenlik özelliklerini mümkün kılacağı konusunda speküle yorumlara sahne olan Windows 8 platformunun, Microsoft’un tam anlamıyla “günah çıkarma” açılımı olacağını tahmin ediyoruz.Her şeye rağmen şunu belirtmeden geçmeyelim; Windows 7 hiç süphesiz ki Microsoft’un en iyi yazılımsal başarımı ve yıllar boyu stabil ve kullanışlı bir çalışma platformu vaat ediyor.Kullanıcılar olarak en iyisini istemek, üreticileri bunu gerçekleştirmek yolunda çalışmaya iter, yetinmekse sadece para kazandırır.


Read Users' Comments (0)

AMD Kullanıcılarının DX 11'e Geçmeleri İçin Nedenler

Windows® 7 satışa sunulmak üzere. Bilgisayarınız bu yeni işletim sisteminin sunduğu tüm avantajlardan yararlanmaya hazır mı? Windows® 7 işletim sistemini kullanan bilgisayarınıza Microsoft DirectX® 11 uyumlu bir ekran kartı almanız için ilk 11 neden.
Windows® 7 satışa sunulmak üzere. Bilgisayarınız bu yeni işletim sisteminin sunduğu tüm avantajlardan yararlanmaya hazır mı?
Windows® 7 işletim sistemini kullanan bilgisayarınıza Microsoft DirectX® 11 uyumlu bir ekran kartı almanız için ilk 11 neden.
1. Sadece DirectX 11 Windows 7’nin tam potansiyelini açığa çıkarabilir!
• Nasıl çalışır: Yeni nesil grafik işlemcilerin gelişmiş özelliklerine erişim sağlayan ve yeni Windows 7 işletim sisteminin önemli unsurlarından biri olacak DirectX11, Microsoft tarafından tasarlanan en yeni endüstri standardı programlama arabirimidir.
• Avantaj: DirectX 11 uyumlu ATI Radeon HD 5800 Serisi kartlarla mükemmel bir Windows 7 deneyiminin keyfini çıkarın:
o İnanılmaz hız ve performans
o Heyecan verici görüntü kalitesi
o Kaya gibi sağlamlık

2. DirectX 11 Oyunları
• Nasıl çalışır: Önde gelen AAA geliştiricileri DirectX 11'in yaşam döngüsünün bu erken aşamasında DirectX 11 desteği verdiklerini duyurmuştur ve geliştirilmekte olan yaklaşık 20 oyun bulunmaktadır. Bugüne kadar duyurulan oyunlar arasında şunlar bulunmaktadır:
o BattleForge (EA Phenomic)
o S.T.A.L.K.E.R.: Call of Pripyat (GSC Gameworld)
o Dirt2 (Codemasters)
o Lord of the Rings Online (Turbine)
o Dungeons and Dragons Online: Eberron Unlimited (Turbine)
o Aliens vs. Predator (Rebellion)
o Genghis Khan (Kylin)
• Avantaj: ATI Radeon HD 5800 Serisi bir ekran kartı, DirectX 11 ve Windows 7 ile daha yoğun bir oyun deneyimi ve daha yüksek kare hızları.
3. Birleştirilmiş Sürücü Desteği
• Nasıl çalışır: Maksimum düzeyde basitlik sağlamak için, ATI Catalyst™ sürücüleri Windows 7 ve Windows Vista işletim sistemlerine yüklenen tek bir birleştirilmiş sürücü sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.
• Avantaj: Kaya gibi sağlamlık ve Windows 7 altında gelişmiş oyun performansı.

4. Görüntüleme Sonrası İşlemler

• Nasıl çalışır: 3B görüntüleme tamamlandıktan sonra görüntüde gerçekleştirilen değişikliği ifade etmek için kullanılan ileri işleme, bir 3B sahnenin gerçekçiliğini arttırmak için kullanılan efekt dizilerini ifade etmek için kullanılır.
• Avantaj: 3B sahnenize daha fazla fotogerçekçilik katar. İnanmanız için görmeniz gerekli.

5. Doku Sıkıştırma

• Nasıl çalışır: DirectX 11 veri boyutunu ve bellek bant genişliği tüketimini en aza indirgemek için yüksek dinamik aralık verileri de dahil olmak üzere, doku verilerini sıkıştırmak ve çözmek üzere kullanılan yeni bir teknik içermektedir.
• Avantaj: Bellek gereksinimlerinin azalmasıyla daha yüksek ve daha sorunsuz performans ya da grafik belleğin kapladığı alanı arttırmadan daha fazla görsel ayrıntı.

6. Çoklu kullanım

• Bu nedir: Tümleşik çoklu kullanım desteği sayesinde, DirectX 11 Windows 7 üzerinde çalışan oyunların, iş yüklerini birden fazla işlemci çekirdeği ile grafik işlemciler arasından paylaştırmasını sağlar ve dengeli bir işlemci ve grafik işlemci platformunun sunduğu bilgi işlem gücünden yararlanır.
• Avantaj: Daha yüksek kare hızları ve daha gerçekçi oyun deneyimi.

7. Günlük görevleri hızlandırmak için DirectCompute 11
• Nasıl çalışır: Windows 7 altındaki DirectCompute 11 çeşitli uygulamaların grafik işlemcisi tarafından güçlendirilerek hızlandırılmasını ve grafik işlemciler tarafından sunulan devasa paralel bilgi işlem dizisinden yararlanmasını sağlar.
• Avantaj: Dijital ortam dosyalarının önceki Windows işletim sistemi sürümleri ile kıyaslandığında, Windows 7 altında daha hızlı bir şekilde farklı boyutlara ve formatlara dönüştürülebilmelerini sağlar.

8. Oyun uygulamaları için
DirectCompute 11
• Nasıl çalışır: DirectCompute11 Görüntü İşleme ve Filtreleme, Komuttan Bağımsız Saydamlık (OIT), Gölge Görüntüleme, Fizik, Yapay Zeka (AI) ve Işın İzleme gibi yeni grafiksel tekniklerin kullanılabilmesini sağlar ve oyun geliştiricilerin işlemcinin üzerindeki iş yükünü kolayca grafik işlemcisine aktarmalarına olanak tanır.
• Avantaj: Saydamlık, yangın, duman, saç, vb. gibi daha gerçekçi 3B efektler. Daha çekici bir oyun deneyimi için daha hızlı tepki veren ve daha dinamik ortamlar.

9. Mozaikleme

• Nasıl çalışır: Daha ayrıntılı görüntüler elde etmek için büyük çokgenleri çok sayıda daha küçük çokgenlere böler.
• Avantaj: Oyunlarda daha sorunsuz ve gerçeğe daha yakın karakterler ve daha doğal görünen nesneler.

10. Daha Yüksek Kare Hızları
• Nasıl çalışır: DirectCompute 11, doku sıkıştırma ve mozaikleme gibi özellikler DirectX 11 uyumlu donanımlarda oyunların daha hızlı oynatılmasını sağlar.
• Avantaj: Daha hızlı oynama. Örneğin, DirectX 10.1’den DirectX 11’e geçiş yapıldığında, BattleForge oyununu performansı %30’a kadar artar!

11. Shader Model 5.0
• Nasıl çalışır: Microsoft tarafından geliştirilen en yeni bilgi işlem ve gölgelendirme dili yeni ve daha esnek bir komut kümesi ile birlikte gelir ve kod geliştirme sürecini basitleştiren, nesne odaklı bir programlama modelini de destekler.
• Avantaj: Kullanım kolaylığı sayesinde, geliştiriciler DirectX 9’dan doğrudan DirectX 11’e geçiş yapmaktadır ve bugüne kadar çok sayıda DirectX 11 oyunu ve motoru duyurulmuştur.

Read Users' Comments (0)

Lan Nedir Wan Nedir

LAN = Local Area Network: Yerel Ağ

Yerel ağ olarak tanımlanan Local Area Network, aynı yapı içindeki sınırlı bir alanda bir birine bağlanmış bilgisayarlardan oluşur. Örneğin, Internet kafeler, yerel ağın oluşumuna güzel bir örnektir.

LAN' larda temel amaç, aynı yapı içinde kullanılan bilgisayarların bazı donanımları paylaşmasını, ortak çalışma ortamını sağlayarak zamandan tasarruf edilmesi sayesinde bilginin hızlı bir şekilde okunması ve işlenmesini sağlamaktır. Örneğin bir oda içersinde 10 bilgisayar olduğunu farzedelim. Her bir bilgisayarın sürekli yazıcı kullanması gerekli. Eğer ağ ortamı yoksa, bunu ya hepsine ayrı ayrı yazıcı bağlayarak halledersiniz ya da kim doküman çıkaracaksa o kişi dokümanını diskete kaydedip yazıcının bağlı olduğu bilgisayardan çıkış alarak sorunu halleder. Birinci yöntem masraflı bir yöntem, ikinci yöntem ise çalışma performansını düşüren ve çok zaman kaybına sebep olabilecek bir yöntem.

Bu sorunu ufak bir ağ kurarak ve yazıcının kullanım sıklığına bağlı olmak kaydıyla ağ'a bağlı bir ya da iki bilgisayara yazıcı kurup, bu yazıcıları da ağdaki diğer bilgisayarların kullanımı için paylaşıma açılabilir. Böylece hem maddi yönden tasarruf sağlanır, hem de çalışma performansı artar.

WAN = Wide Area Network: Geniş Alan Ağları.

WAN, farklı bölgelerdeki yerel ağların(LAN) bağlanması sonucu oluşan bilgisayar ağıdır.

Read Users' Comments (0)

Windows 7 'nin,En İyi Partneri, KASPERSKY

Microsoft un yeni işletim sistemi Windows 7, 22 Ekim tarih itibari'ile müşterileriyle buluştu. Windows 7 geliştirme süreci boyunca Microsoft 'ta bir dizi incelemelerin içindeydi,.Güvenlik konusunda destek gösteren ve uyumluluk çalışmalarında bulunan firmaların çalışmaları Microsoft tarafın'dan inceleniyordu.

Moskovalı başarılı Güvenlik yazılım firması KASPERSKY nın, Microsoft ' tarafından başarılı şekilde uyumluluk çalışmalarında bulunduğunu açıklandı, ve uyumluluk sertifikasını kazanmaya laik gördü.

Güvenli içerik çözümlemeleri, tam koruma potansiyeli,Güncel virüslere karşın mücadeleci veri tabanıyla birlikte,Windows 7 nin partneri oldu, ve KASPERSKY LAB (İnternet Security - Anti Virüs) Microsoft 'un yeni işletim sistemine tam uyumlu hale getirildi. Kullanıcılar, KASPERSKY LAB ’in geliştirdiği güncellemeleri indirerek, KASPERSKY yazılımlarını, 22 Ekim 2009’da piyasaya sürülen Microsoft Windows 7 ’ye kolayca entegre edilebiliyor. KASPERSKY 2010, sürümleriyle bir adım önde faaliyet gösterip Proaktif savunma gerçekleştiriyor.Uyumluluk ta başarılı olan ve Microsoft'tan ödülünü alan ,Güvenlik firmasının yeni yazılım programları, yeni işletim sistemiyle birlikte rahatlıkla çalışabilecek.

Kaspersky Yazılım Güncellemelerini Aşağıdaki Link'lerdeki Bağlantılarından Erişebilirsiniz.

KİS : http://www.kaspersky.com/kis_latest_versions

KAV: http://www.kaspersky.com/kav_latest_versions

Read Users' Comments (0)

13750 kişinin bilgileri nasıl çalındı?

Choicepoint adlı firma, dünyanın en büyük tüketici bilgileri bankalarından biri olarak kabul ediliyor. Tüketicilerin kendi verdikleri bilgileri toplayan ve üretici firmalar için saklayan ve gerektiğinde farklı raporlamalar için kullanılmasını sağlayan firmanın bir çalışanın ufak bir dikkatsizliği ise firmaya pahallıya patladı. Firma çalışanı, tüm tüketici bilgilerinin kayıtlı bulunduğu veri tabanının güvenlik sistemini kısa bir süre için kapalı unutunca, fırsat kollayan hacker'lar harekete geçtiler ve kısa sürede tam 13.750 kişinin tüm bilgilerini çaldılar.

ABD'nin Ticaret Komisyonu bu olay üzerine kişilik haklarını koruyamadığı gerekçesi ile Choicepoint'e dava açtı ve bu dava geçtiğimiz günlerde sonuçlandı. Mahkeme, Choicepoint'i çalınmasına neden olduğu her bir kişisel kayıt için 20 dolar, yani toplamda 275 bin dolar para cezasına çarptırdı.

Firma için 275 bin dolar oldukça yüklü bir ceza ama bir kişinin tüm bilgilerinin değerinin mahkeme tarafından sadece 20 dolar olarak belirlenmesi de oldukça düşündürücü olarak yorumlandı.

Read Users' Comments (0)

Google File System açık kaynak kodlu oluyor

Caffeine ile birlikte test edilen, Google'ın çığır açması beklenen GFS2 teknolojisi kopyalanıyor mu?


Geçtiğimiz günlerde yaptığımız bir haberde Google'ın GFS2 üzerine çalıştığını sizlere duyurmuştuk. Açılımı Google File System 2 olan bu yapı, Google'ın kendisine özel geliştirdiği altyapının anahtar bir parçası.

Google, bundan sonra yeni dosya sistemini kullanacağı için, eski Google File System'i açık kaynak dünyasının hizmetine açıyor.

Apache üzerinden çalışan açık kaynak kodlu Hadoop, bir veri analiz ve dönüştürme aracı. Bu yazılım çok büyük miktarda verilerin kullanıldığı platformlarda kullanılıyor. Karmaşık veri yapılarının kontrol edilebilmesinde anahtar bir rol oynuyor. Bu veri yönetimi işi çok zor ve Google'ın dosya sistemi de masaüstü dosya sistemlerinin hakim olamadığı bu karmaşık ve dev verileri idare edilebilir hale getiriyor. Hadoop, Google'ın dosya sisteminin ilk sürümünün benzerini kullanıyor.

Cloudera ise Hadoop yazılımını büyük şirketlere kuran, çalıştıran ve daha sonra teknik destek ve geliştirme sunan bir yazılım firması. Hadoop kullanan Cloudera firması, son tüketiciden ziyade dev şirketlere yönelik bir hizmet sunduğu için, ev kullanıcıları tarafından pek tanınmıyor.

Washington Üniversitesi'nde bir ders veren, Google'ın eski bulut bilgi işlem bölümü sorumlusu Christophe Bisciglia, yetişen bilgisayar bilim adamlarını Google'ın veri yönetim biçimleri konusunda eğitiyor. Biscaglia, bu yılın başlarında bilgi birikimini Cloudera'ya taşımıştı. Bu firma, Google'ın veri yönetimindeki gücünü açık kaynak kodlu yazılım kullanarak yakalamaya çalışıyor. Cloudera'nın Google ile olan bağlantısını haberin ilerleyen kısımlarında daha iyi anlayacaksınız.

Cloudera'ya Hadoop'un Red Hat'ı denilebilir. Linux gibi açık kaynak kodlu olan Hadoop'u kullanan dev şirketlerin, teknik destek ihtiyacını karşılıyor. Cloudera'nın kullandığı Hadoop sürümü, Red hat'ın kullandığı Linux sürümü gibi şirketlerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde özelleştirilmiş bir versiyon. Yahoo!, Facebook, Microsoft gibi devler, Cloudera'nın sunduğu hizmetlerden yararlanıyor.

Read Users' Comments (0)

Windows'tan Linux'a

Windows'tan Linux'a


Windows'u bir kenara bırakıp Linux'a geçmek isteyenler: Başlamadan önce bilmeniz gerekenler burada.


İşletim sistemi dendiğinde akla ilk gelen yazılım, hiç şüphesiz yazılım devi Microsoft'un dünyanın en popüler işletim sistemi serisi olan Windows'tur. Bilgisayar kullanıcılarının %90'ından fazlasının tercih ettiği Windows, ilk sürümünden bu yana fazlasıyla yol kat etti ve Microsoft, Windows Vista'nın ardından Windows 7 ile Ekim ayında kullanıcılarıyla buluşacak.

Ancak elbette Microsoft, işletim sistemi pazarının tartışmasız lideri olsa da, bu pazarda yalnız olduğunu söylemek mümkün değil. Mac OS, Linux ve benzeri işletim sistemleri, her ne kadar dar bir kullanıcı kitlesine sahip olsa da, Windows'a nazaran bazı avantajları da içerisinde barındırıyor.

Bu yazımızda özellikle Linux'a geçmek isteyen, ancak Linux hakkında pek fazla bilgisi bulunmayan kullanıcılara yönelik bir rehber hazırladık. Linux'u daha yakından tanımak isteyen okurlarımız, galeri sayfalarımıza göz atabilirler.


Read Users' Comments (0)

Deskop Linux

Deskop Linux

1996 yılında ortaya çıkan açık kaynak kodlu işletim sistemi Desktop Linux, tahmin edeceğiniz üzere hala varlığını sürdürüyor ve Linux kullanıcı kitlesi, her geçen gün biraz daha genişliyor.

Read Users' Comments (0)

Arthur

Arthur

1987 yılında Acorn Computers isimli bir şirket tarafından geliştirilen ve bugün için adı pek de bilinmeyen Arthur, sadece 5 ay içerisinde kullanıma hazır bir hale gelmişti. Arthur, bugün bile bazı bilgisayar kullanıcıları tarafından kullanılıyor; ancak bu kullanıcıların varlığını kimse tam olarak emin olamıyor.

Read Users' Comments (0)

OS/2

OS/2

1985 yılında ortaya çıkan ve IBM tarafından kullanıcılara sunulan OS/2'in geliştirilmesine IBM ve Microsoft beraber rol oynadılar. Ancak Windows 3'ün sahneye çıkmasıyla birlikte OS/2, bu durumdan büyük zarar gördü ve ortaklık 1990 yılı itibariyle sona erdi. IBM, artık OS/2'yi desteklemiyor olsa da pek çok ATM, bugün bile bu işletim sistemini kullanmaktadır.

Read Users' Comments (0)

BeOS

BeOS


1991 yılında ilk kez ortaya çıkan BeOS, Be Inc. isimli bir şirket tarafından geliştirilmişti. Daha sonraki yıllar, ki bu 1995 yılına tekabül ediyor, Apple Be Inc isimli bu şirketi 125 milyon Dolarlık bir fiyat teklifiyle satın almak istese de, şirketin CEO'su Jean-Louis Gassée, bu teklifi az bularak rakamın 200 milyon Dolara çıkarılmasını istemişti. Apple ise bu rakama burun kıvırarak NeXT'i satın almakta karar kıldı ve 2001 yılında Palm, şirketi 11 milyon dolarlık bir rakamla bünyesine kattı.

Read Users' Comments (0)

AmigaOS


AmigaOS

1985 yılında Commodore tarafından geliştirilen AmigaOS, zamanın ötesinde olan ve hafızalardan asla silinmeyecek olan bir işletim sistemiydi. 1985 yılında ilk kez görücüye çıkan AmigaOS, HAM modunda iken sadece 4096 renk çözünürlüğünde çalışıyordu.

Read Users' Comments (0)

Gölbaşı BursaL ( Yaylabağ ) Mevkinde Satılık tarla

Gölbaşı BursaL ( Yaylabağ ) Mevkinde Satılık tarla 300 m2 tek tapulu hissesiz 864-1045 parsel nolu iki adet tarla 50 milyon TL ye SATILIKTIR! (Pazarlık Payı vardır!)

Altyapısı

- YOL
- ELEKTİRİK
- POLİS KOLEJİNE YAKIN
(YATIRIMLIK ARSA)

İletişim

Cep: 0554 231 37 15
mail: kuzum_06@hotmail.com

Read Users' Comments (0)

Hesap tamam! Elektriğe yüzde 8 zam


TETAŞ, hesabını kitabını yaptı. Elektriğe toptanda yüzde 20, perakendede yüzde 5-8 aralığında zam istedi.
TETAŞ, 1 Ekim'den itibaren geçerli olacak elektrik fiyatları üzerinde hesaplamalarını büyük ölçüde bitirdi. Elektrikte toptanda yüzde 20, perakendede yüzde 5-8 aralığında zam istendi.

Hesap; kurdaki artış ve önceki ayarlamaların ertelenmesiyle elektriğin toptan fiyatında yüzde 20 zam gösteriyor. Zammın tüketiciye yansıması yüzde 5-8 arasında...

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 1 Ekim'den geçerli olacak toptan ve perakende elektrik fiyatlarıyla ilgili çalışmalarını büyük ölçüde tamamladı. Elektrikte toptanda yüzde 20, perakendede (konutlarda) yüzde 5-8 aralığında zam gerektiği belirlendi.

Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ (TETAŞ), otomatik fiyatlandırma gereğince 3'er aylık dönemlerle toptan elektrik satış fiyatını belirliyor. TETAŞ hesaplamalarını yaparken 3 aylık dönemde elektrik üretim maliyetlerindeki artışı, döviz kurunu dikkate alıyor. Zam ihtiyacında, geçmiş dönemde biriken ve ertelenen maliyetler de yer alıyor.

GEÇMİŞ DÖNEMİN ETKİSİ VAR

TETAŞ, 1 Ekim'den geçerli olmak üzere uygulamaya girecek toptan elektrik fiyatları üzerinde hesaplamalarını hemen hemen tamamladı. TETAŞ, bu ay sonunda yeni tarifesini, 'onay' için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) gönderecek. Enerji Bakanlığı yetkilileri, TETAŞ'ın, halen 12.60 kuruş olan toptan elektrikte, yüzde 20 dolayında artışa ihtiyacının bulunduğunu kaydetti. Zam ihtiyacının bu düzeye ulaşmasında, geçmiş dönemde biriken ve ertelenen zamların da önemli etkisi olduğuna dikkat çekildi.

DÖVİZ KURUNDAKİ ARTIŞ ETKİLİ

Enerji Bakanlığı kaynakları, Hazine'nin döviz kuru öngörülerinin elektrik fiyatlarına önemli oranda etkisi olduğunu belirterek, bu ay içinde dövizde yukarı doğru bir hareketin, toptan elektriğe yapılacak zammı artırabileceğine dikkat çekti. Yetkililer, kurun bu düzeyini koruması halinde zam ihtiyacının yüzde 20 dolayında kalacağını vurguladı.

Tüketiciye etki yüzde 5-8 arası olacak

TETAŞ'IN toptan elektriğin birim fiyatına yapacağı artış, nihai tüketiciye de yansıyacak. Yapılan hesaplamalara göre, 1 Ekim'de elektriğe (konutlarda) 5-8 aralığında bir zam gündeme gelebilir. Enerji Bakanı Taner Yıldız, zamma ilişkin soruya esprili üslupla "Bir indirim söz konusu değil" yanıtını vermişti

Read Users' Comments (0)

SBS 2. yerleştirme tarihi açıklandı



SBS 1. tercihte boş kalan kontenjanlar için yapılacak olan 2. tercih tarihleri açıklandı.

24 Temmuz 2009 tarihinde açıklanan 1. tercih sonuçlarından sonra bir orta öğretim kurumuna kayıt yaptırmaya hak kazanan öğrencilerin 27 Temmuz- 05 Ağustos tarihleri arasında kayıt yaptırabileceği bildirildi.

Ayrıca 6 Ağustos 2009 tarihinde boş kalan kontenjanların açıklanacağı ve 07-11 Ağustos tarihleri arasında 2. tercih başvurularının alınacağı belirtildi

Read Users' Comments (0)

Öğrenciler yurt, burs ve kredi için gece de başvurabilecek


Üniversite ara sınıf öğrencilerinin, yurt, burs, öğrenim ve katkı kredisi başvuruları 2 Ağustos Pazar günü gece yarısı sona erecek.

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan yapılan açıklamaya göre, 2009-2010 öğretim yılında Kuruma ait yurtlarda barınmak, burs, öğrenim ve katkı kredisi almak isteyen ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencileri başvurularını Yurt-Kur'un www.kyk.gov.tr adresindeki internet sayfasından yapabilecek. Başvurular Pazar günü saat 24.00'te sona erecek.

Read Users' Comments (0)

ÖSS'de yeni sistem nasıl olacak?

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS), nisan ayının ilk yarısında, Lisans Yerleştirme Sınavı'nın da (LYS) haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını bildirdi.
Üniversiteye girişle ilgili yeni sistemin ayrıntılarını anlatmak üzere YÖK'te basın toplantısı düzenleyen Yarımağan, daha önce alınan 2 aşamalı sınav sistemi kararı doğrultusunda, birinci aşama sınavı olan YGS'nin nisan ayının ilk yarısında yapılacağını bildirdi.

Yarımağan, sınavda Türkçe, temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimler testleri uygulanacağını belirterek, 'Buradaki testlerin niteliği, ortak müfredata dayalı testler olacak.

Yani tüm okul türleri ve alanlarda okutulan derslerle ilgili sorular sorulacak. Aynen bugün, 2009 yılındaki sınavdaki ilk dört testte olduğu gibi' dedi. Yarımağan, sınavda, tek soru kitapçığı ve tek cevap kağıdı kullanılacağını belirtti.

YGS sonucunda altı puan türü oluşturulacağını anlatan Yarımağan, daha önce Sayısal-1, Sözel-1, Eşit Ağırlık-1 olmak üzere üç puan türü olduğunu hatırlattı.

Yarımağan, YGS-1 ve YGS-2'nin Sayısal-1 yerine, YGS-3 ve YGS-4'ün Sözel-1 yerine, YGS-5 ve YGS-6'nın da Eşit Ağırlık-1 yerine kullanılacağını kaydetti.

Yeni puan türleri arasındaki farka da değinen Yarımağan, YGS-1'de temel matematiğin, YGS-2'de de fen bilimlerinin ağırlıklı olacağını ifade etti.

Yarımağan, '2009'da Sayısal-1 ile girilen programların bir kısmına YGS-1 ile girilecek, bir kısmına da YGS-2 ile girilecek' diye konuştu.

YGS puanlarının değer aralıklarını anlatan Yarımağan, her puan türündeki puanların en küçüğünün 100, en büyüğünün 500 olan puanlar olarak hesaplanacağını söyledi.

Bu sınavda elde edilecek puanlar sonucunda üç taban puan olacağını belirten Yarımağan, 'Bir tanesi Önlisans Taban Puanı-1... Bu taban puanını geçen adaylar önlisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecek, bu seneki 145'in karşılığı. İkinci bir taban puan adaylara, ikinci aşama sınavlara katılma hakkı sağlayacak. Üçüncü taban puan da lisans programlarını tercih etmek için kullanılacak' dedi.

Yarımağan, YÖK Genel Kurulu'nun taban puanların daha sonra belirlenmesi kararını aldığını anımsatarak, taban puanların en geç sonbaharda 2010 ÖSYS Kılavuzu'nda açıklanacağını bildirdi.

İKİNCİ AŞAMA SINAVI (LYS)

LYS'nin Haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını belirten Yarımağan, bunun yapılacak kamuoyu araştırmasıyla, adaylara uygulanacak anketler sonucunda belirleneceğini kaydetti.

Yarımağan, LYS'de matematik, fen bilimleri, edebiyat, coğrafya, sosyal bilimler ve yabancı dil sınavının uygulanacağını ifade ederek, testler için ayrı soru kitapçıklarının kullanılacağını, cevap kağıtlarının ise ortak olacağını belirtti

Read Users' Comments (0)

ÖSYM 2009 KPSS sonuçları


KPSS sonuçları

ÖSYM 2009 KPSS sonuçları
ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, bin 37`si ortaöğretim, 2 bin 613'ü ön lisans ve 6 bin 594'ü lisans mezunları için olmak üzere toplam
10 bin 244 kadroya, 623 bin 517 kişi başvurdu.

Bu dönem On Bin Kişi KPSS ile Kadrosuna kavuşmuş oldu. ÖSYM, KPSS -2009/3 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme Sonuçlarını açıkladı. 2009 KPSS Lisans/Önlisans Yerleştirme Sonuçları...

ÖSYM KPSS -2009/3 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına

KPSS-2009/3 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme Sonuçları

Read Users' Comments (0)

Sınavlar Nisan ve Haziran'da

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS), nisan ayının ilk yarısında, Lisans Yerleştirme Sınavı'nın da (LYS) haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını bildirdi.

Üniversiteye girişle ilgili yeni sistemin ayrıntılarını anlatan Yarımağan, daha önce alınan 2 aşamalı sınav sistemi kararı doğrultusunda, birinci aşama sınavı olan YGS'nin nisan ayının ilk yarısında yapılacağını bildirdi. Yarımağan, sınavda Türkçe, temel matematik, sosyal bilimler ve fen bilimler testleri uygulanacağını belirterek, ''Buradaki testlerin niteliği, ortak müfredata dayalı testler olacak. Yani tüm okul türleri ve alanlarda okutulan derslerle ilgili sorular sorulacak. Aynen bugün, 2009 yılındaki sınavdaki ilk dört testte olduğu gibi'' dedi. Yarımağan, sınavda, tek soru kitapçığı ve tek cevap kağıdı kullanılacağını belirtti.

YGS sonucunda altı puan türü oluşturulacağını anlatan Yarımağan, daha önce Sayısal-1, Sözel-1, Eşit Ağırlık-1 olmak üzere üç puan türü olduğunu hatırlattı. Yarımağan, YGS-1 ve YGS-2'nin Sayısal-1 yerine, YGS-3 ve YGS-4'ün Sözel-1 yerine, YGS-5 ve YGS-6'nın da Eşit Ağırlık-1 yerine kullanılacağını kaydetti. Yeni puan türleri arasındaki farka da değinen Yarımağan, YGS-1'de temel matematiğin, YGS-2'de de fen bilimlerinin ağırlıklı olacağını ifade etti. Yarımağan, ''2009'da Sayısal-1 ile girilen programların bir kısmına YGS-1 ile girilecek, bir kısmına da YGS-2 ile girilecek'' diye konuştu.

YGS puanlarının değer aralıklarını anlatan Yarımağan, her puan türündeki puanların en küçüğünün 100, en büyüğünün 500 olan puanlar olarak hesaplanacağını söyledi.
Bu sınavda elde edilecek puanlar sonucunda üç taban puan olacağını belirten Yarımağan, ''Bir tanesi Önlisans Taban Puanı-1... Bu taban puanını geçen adaylar önlisans programları ile açık öğretim programlarını tercih edebilecek, bu seneki 145'in karşılığı. İkinci bir taban puan adaylara, ikinci aşama sınavlara katılma hakkı sağlayacak. Üçüncü taban puan da lisans programlarını tercih etmek için kullanılacak'' dedi.

Yarımağan, YÖK Genel Kurulu'nun taban puanların daha sonra belirlenmesi kararını aldığını anımsatarak, taban puanların en geç sonbaharda 2010 ÖSYS Kılavuzu'nda açıklanacağını bildirdi. LYS'nin Haziran ayının ikinci yarısında bir ya da iki hafta sonunda yapılacağını belirten Yarımağan, bunun yapılacak kamuoyu araştırmasıyla, adaylara uygulanacak anketler sonucunda belirleneceğini kaydetti. Yarımağan, LYS'de matematik, fen bilimleri, edebiyat, coğrafya, sosyal bilimler ve yabancı dil sınavının uygulanacağını ifade ederek, testler için ayrı soru kitapçıklarının kullanılacağını, cevap kağıtlarının ise ortak olacağını belirtti

Read Users' Comments (0)

Şans Topu çekildi

Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'nce düzenlenen Şans Topu oyununun bu haftaki çekilişi yapıldı. 423. haftanın kazandıran numaraları 3, 6, 11, 17, 22 13 olarak belirlendi.

Çekilişte 5 artı 1 bilen 5 kişi, 102 bin 575 lira 65'er kuruş ikramiye kazandı. 5 bilen 36 kişi, 1295 lira 35'er kuruş, 4 artı 1 bilen 292 kişi, 160'ar lira, 4 bilen 4 bin 963 kişi, 12 lira 55'er kuruş, 3 artı 1 bilen 7 bin 674 kişi, 10 lira 20'şer kuruş, 3 bilen 124 bin 911 kişi, 1 lira 75'er kuruş, 2 artı 1 bilen 68 bin 672 kişi, 3 lira 30'ar kuruş, 1 artı 1 bilen 219 bin 497 kişi de 1 lira 65'er kuruş ikramiye alacak.

Büyük ikramiyeyi kazanan talihlilerin kuponlarını, İstanbul Şişli (2), Gaziosmanpaşa ile Zonguldak-Merkez ve Kayseri-Kocasinan'daki bayilerden yatırdıkları bildirildi

Read Users' Comments (0)

YÖK'ün katsayı kararı eğitimcileri ikiye böldü

YÖK'ün meslek liselerine, imam hatip liselerine ve teknik liselere uygulanan katsayı farkını kaldıran kararı, eğitimciler farklı tepki verdi.

KESK'e bağlı Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç yaptığı ANKA'ya yaptığı açıklamada, YÖK'ün farkını kaldıran kararının, mesleki yönlendirme uygulamalarını geçersizleştirdiğini söyledi. Kılıç yaptığı açıklamada “Ayrıca hükümetin siyasal pozisyonu gereği yıllardır sahiplendiği ve üniversiteye giriş sınavlarında önünü açmak için özel uğraş verdiği İmam Hatip liseleri de sadece üniversiteye giriş sınavlarında bir kazanım sağlamamıştır. Karar, son dönemde uygulanan katsayı farkı nedeniyle öğrenci sayısında gerileme gözlenen İmam Hatip liselerine olan yönelmeyi arttıracak, teşvik edici bir karar olarak da dikkatleri çekmektedir” dedi.

Öte yandan, kararın alınma ve tartışılma biçimi göz önüne alındığında da “anti-demokratik bir karar” olarak nitelendirilmesi gerektiğini söyleyen Kılıç şunları dedi:

“Meslek liseleriyle teknik liselere katsayı farkının kaldırılması noktasında hiçbir demokratik zeminde ilgili kurum, kuruluş ve aydınlarla bir fikir alışverişi ve tartışma yürütülmediği gibi, konunun ele alınma biçimi de YÖK'ün anti-demokratik işleyişe sahip niteliğini bir kere daha gözler önüne sermiştir. Yüz binlerce öğrencinin ve milyonlarca velinin kaderini kapalı kapılar ardında aldıkları kararlarla her yıl etkileme hakkını kendinde gören bu anti-demokratik yapılanma, yine ‘ben yaptım oldu' mantığıyla hayatları belirsizleştirmekte, gençleri ve ailelerini yeni duygusal ve iktisadi buhranların içine sürüklemektedir. Kaldı ki, alınan kararın eğitim sistemindeki eşitsizlikleri gidereceği yönünde yürütülen propaganda biçimi de, kararı haklılaştırıcı kamuoyu oluşturulması çabalarının merkezine yerleşmiş görünmektedir. İlginçtir ki, üniversiteye giriş sınavı sürecine gelene kadar, dershaneler, özel okullar ve piyasalaştırılmış eğitim yoluyla derinleştirilen eşitsizlikler konusunda hiçbir söz söylemeyen kesimler, bu karar dolayısıyla ‘eşitlik' konusunda öncülüğe soyunmuşlardır.”

-EĞİTİM İŞ: “ASIL GENEL LİSELER MAĞDUR OLDU”-

Eğitim-İş Genel Başkanı Yüksel Adıbelli de, yeni uygulamayla katsayı farkının ortadan kaldırıldığını ancak meslek lisesi mezunlarının kendi bölümünü tercih ettiğinde artı puan haklarının hala korunduğuna dikkat çekti. Bu nedenle şimdi de genel liselerin mağdur olduğunu savunan Adıbelli, “Şimdi Anadolu Öğretmen Lisesi'ne bir çocuğumuz öğretmenliği seçtiği zaman, İmam Hatip Lisesi'ndeki bir çocuğumuz İlahiyat'ı seçtiği zaman artı 30 puan alıyor hem de katsayıları genel liselerle eşit hesaplanmasının ardından. Genel liseyi bitiren bir çocuğumuz ne olacak? Ona ilave bir puan yok, kendi bölümü de yok. Burada asıl mağdur olan genel liselerdir. Genel liseler bu uygulamayla tamamen dışlandı” dedi.

YÖK'ün katsayıyı kaldıran kararının dershanelerde de “patlama” yaratacağını söyleyen Adıbelli, “Şimdi meslek liselerindeki bütün öğrencilerimiz dershanelere koşacak. Burada dershanelerin önünü açılmıştır. 10 milyar dolarlık rantı olan dershanelere şimdi 20 milyar dolarlık rant yaratılmış oldu. Burada İmam Hatipleri basamak olarak kullanıyorlar” diye konuştu.

-TÜRK EĞİTİM-SEN: “GEÇ KALINMIŞBİR UYGULAMADIR”

Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonu'na bağlı Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise katsayı farkını kaldıran kararı doğru bir uygulama olarak değerlendirdi. Yıllardır uygulanan adaletsiz bir sistemin değiştiğini söyleyen Koncuk, “Yüz binlerce öğrencimizin belki de Türkiye'nin geleceği adına kaybedilmesine neden oluyordu. Bugün kendi alanlarında mühendis olabilecek ve ya başka alandan faydalanabileceğimiz binlerce öğrencimiz bu katsayı adaletsizliği yüzünden öğrenimlerine son vermek, ya da hiç istemedikleri bir yüksek öğrenim programına devam etmek zorunda kaldılar. Bu esasen çok geç kalmış bir uygulamadır. Pedagoji ilmi doğrultusunda değerlendirdiğimizde, çocuklarımızın hangi ortaöğretim programında okuyor olursa olsunlar, kendi kabiliyetleri doğrultusunda bir yüksek öğrenim programına seçebilme hakkı mutlaka olmalıdır.”

-EĞİTİM-BİR-SEN: “28 ŞUBAT'IN BİR KARARINDAN DAHA KURTULDUK”

Memur-Sen Konfederasyonu'na bağlı Eğitim-Bir-Sen de yaptığı açıklamada, kararla Türkiye'nin “28 Şubat sürecinin dar kalıplı ideolojik kararlarının birisinden” daha kurtulmuş olduğunu belirtti. Açıklmada, “Hiçbir bilimsel ve pedagojik temeli olmaksızın, tamamen ideolojik tavırla 28 Şubat sürecinin puslu havasında getirilen ve on yıldır eğitimde fırsat eşitliğini örseleyen katsayı adaletsizliği YÖK'ün almış olduğu tarihi kararla kaldırıldı. Bu karar, ülkemizin normalleşmesi, demokratik ilerleyişi zorlaştıran ağırlıklardan kurtulması yolunda önemli bir adımdır” denildi

Read Users' Comments (0)

Üniversitede yeni bir bölüm

ABD'de ve Avrupa'da ücret, prestij ve iş tatmini açısından en çok istenen ilk 10 meslek arasında yer alan “Aktüerlik” lisans düzeyinde Türkiye'de ilk kez ve İngilizce olarak Yaşar Üniversitesi'nde verilecek.

Ülkemizde bilinirliği gittikçe artan mesleklerin arasında hızla yükselen, risk ölçme ve yönetme uzmanlığı olarak bilinen bu yeni branş Yaşar Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nde “Aktüerya Bilimleri Lisans Programı” olarak 2009-2010 öğretim yılında okutulmaya başlanacak. ÖSS Klavuzu'nda bu yıl ilk kez yer alan geleceğin mesleklerinden aktüerlik, sigorta matematiği ve öngörülen risklerle ilgili alınacak önlemleri hesaplayarak kurum ve kuruluşlarda çalışma imkanını beraberinde getiriyor.
Sigortacılık tekniği ile buna ilişkin yatırım, finansman ve nüfus hareketleri konularında olasılık ve istatistik teorilerini uygulayan, tablolar hazırlayan ve raporlar oluşturarak kesin hesapları onaylayan kişi anlamına gelen aktüerler, risk ölçme ve yönetme konusunda uzman oldukları için hemen hemen her şirkette görev alıyorlar.

Avrupa Birliği'nde oldukça geniş bir istihdam alanı bulunan aktüerlik Türkiye'nin AB yolunda ihtiyaç duyacağı branşların başında geliyor. Aktüerler ileride olabilecek ekonomik olayların ne gibi etkileri oluşturacağını öngörerek yapılması gerekenleri planlıyorlar.

Read Users' Comments (0)

Windows 7 site çökertti

Win 7 gibi bir işletim sistemine imza atan MS, aslında ufacık bir sorunu bir türlü çözemiyor.

Windows 7'nin artık eli kulağında. Konuyla ilgili kullanıcıların büyük kısmının yeni işletim sistemi ile ilgili merak ettikleri hemen hiç bir teknik detay kalmadı ve sıra satın almaya geldi. Microsoft da büyük talebi zamana yaymak için yeni bir ön sipariş kampanyası başlattı. Avrupa'ya özel olarak başlatılan bu kampanyada Windows 7 Home Premium E ve Windows 7 Professional E sürümleri düşük fiyatlar karşılığında satışa sunuldu.

Her iki ürün için de oldukça büyük bir indirim anlamına gelen bu ön sipariş faslı Avrupalı kullanıcıların Microsoft'un sitesine akın etmelerine yol açtı. Şimdi alındığında bile ancak 22 Ekim'de teslim edilecek olan Windows 7 işletim sistemlerine gösterilen bu büyük ilgiyi ise Microsoft'un sunucuları kaldıramadı ve ziyaretçilerin büyük kısmı bu sayfada gördüğünüz ekran görüntüsü ile karşılaştı. Kampanya güzel ama şimdilik teknik sebeplerden dolayı Microsoft bu kampanyayı gerçek anlamda henüz hayata geçirebildiğini söylemek zor...

Hatırlanacağı gibi, daha önce de Windows 7 Beta sürümü indirilmeye sunulduğunda benzer sorunlar yaşanmıştı... Ya Microsoft aslında bu kadar büyük bir ilgi beklemiyor; ya da geçmişte yaşananlardan ders almıyor.

Read Users' Comments (0)

ECS GF8200A Black anakart

İntegre görüntü çipseti firmaların ilgisini çekmiş ki, yeni çıkan ürünlerde bu teknolojiden yararlanıyor. Bütçesi yetersiz olan kullanıcılar için tek bir kartla SLI ya da CF imkanı sunan teknoloji bu kartta da kullanılmış. nVidia GeForce 8200 yongasına sahip anakartla AMD platformunda SLI modunu yaşayabileceksiniz.


Kart dediğimiz gibi AMD platformu için üretilmiştir.AM2+ soketi ile Athlon 64 X2, Athlon 64, Sempron işlemcileri kullanabileceksiniz. Ayrıca kart 32GB'ta kadar DDR2 1066-800-667-533-400Mhz (Dual Channel) bellek desteği de sunmaktadır. IDE 133-100-66 ile SATAII arabirimleri ile veri ihtiyacınızı gideren kart, RAID 0-1-0+1-5 teknolojilerini desteklemektedir. Ayrıca, 8 kanallı ses, 10/100/1000 yerel ağ, USB 2.0 desteği de sunmaktadır.


Kart arka tarafında PS/2 Mouse, Klavye; VGA, HDMI, 6 USB, e-SATA, Gigabit ethernet için RJ45, 6 tane de ses çıkışına sahip. Diğer bir opsiyon ise DVI portu.

Gelelim yapılan testlere, kullanılan sistem;
* AMD Phenom X4 9850+ CPU
* 3GB Crucial Tracer DDR2-1066MHz PC8500 memory
* 2 74GB WD Raptor SATA HDDs
* ECS GF8200A Black Edition motherboard running latest drivers off ECS site and BIOS
* Rosewill 900W PSU
* ASUS 16X DVD-ROM
* Windows Vista Business 32-bit with SP1

Kartın tahmini beklenen fiyatı 70$. Kart sınıfına göre çok da kötü sayılmaz, SLI yapacak bütçeniz yoksa sizin için iyi bir alternatif olabilir. Desteklediği 32GB bellek de cabası.

Read Users' Comments (0)

TERCİHLERDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR



Tercih yapılırken özellikle dikkat edilmesi gereken bazı konular da bulunuyor. Adayların, tercih ettikleri programların karşısında belirtilen ''bakınız'' uyarısında gösterilen ve o programa giriş için aranan koşulları taşıyıp taşımadıklarını kontrol etmeleri gerekiyor. Adaylar ayrıca, tercih ettikleri programların kodlarını doğru yazmaları konusunda da uyarılıyor.

Engelli adaylara da ''engelleri yüzünden başarılı olamayacakları yükseköğretim programlarını tercih etmemeleri'' uyarısı yapılıyor.

OKUL BİRİNCİLERİ

2008-2009 eğitim-öğretim yılında okul birincisi olanlar için ayrılan kontenjanlar Tablo 3B ve Tablo 4'ün 6 numaralı sütununda gösteriliyor. Bir programın öngördüğü okul türü, yaş, cinsiyet, sağlık gibi tüm koşullar okul birincileri için de aynen geçerli tutuluyor.

ÖSS'de başarılı olan okul birincileri, genel kontenjan ve okul birincileri kontenjanını göz önünde tutarak, merkezi yerleştirme ile Y-ÖSS puanlarının elverdiği en üst tercihlerine yerleştirilecek. Okul birincileri için ayrılan kontenjanlar sınırlı olduğundan, tercihlerinin tümünü çok istenen yükseköğretim programları arasından yapan okul birincileri, puanları yeterince yüksek değilse hiçbir programa kayıt hakkı kazanamayabilecek. Okul birincilerinin kendilerine sağlanan bu olanaktan yararlanabilmeleri için tercihlerini puan durumlarını göz önünde tutarak, dengeli bir şekilde yapmaları gerekiyor.

ÖSYM, tercih işlemlerinin tamamlanmasından sonra yerleştirme sonuçlarını Ağustos ayının ortalarına doğru açıklamayı planlıyor.