Asus'un yeni anakartları çok farklı

ASUS geliştirtirdiği yeni teknolojilerle anakart tasarımına yön vermeye devam ediyor. P5Q, P5Q PRO Turbo, P5Q Turbo, P6T Deluxe, P6T ve M4 Serileri ile hem Intel hem de AMD platformundaki anakartlarda bulunan; Xtreme Phase, TurboKey, Voltaj Koruması gibi hayati öneme sahip bu teknolojiler, en iyisini arayan kullanıcılar için ASUS anakartları vazgeçilmez hale getiriyor.


Xtreme Phase: Benzersiz Çok Aşamalı Güç Tasarımı
ASUS'un benzersiz Xtreme Phase sistemi daha fazla güç için daha fazla sayıda fazdan meydana geliyor. Faz sayısının yüksek olması bir fazda biriken güç miktarının azalmasını sağlayarak aşırı ısınmayı önlerken, overclock için şart olan stabiliteyi garanti altına alıyor. Ayrıca Xtreme Phase fazları sistemin yük durumuna göre açıp kapatarak enerji verimliliğini arttırıyor.

Extra Dayanıklılık
ASUS anakartlar, en iyi sonuçlar için en yüksek dayanıklılık sunuyor. Güç fazlarını yük durumlarına göre açıp kapatarak güç tasarrufunu arttırıyor. Aşırı yüklenme ve overclock durumlarında kısa geçici rejim cevabı sayesinde çıkış akım ve gerilimi daha düzgün hale getiriyor. Ek olarak anakart bileşenlerinin kullanım örünü ve dayanımını arttırmak amacıyla gerilimdeki ani yükselmeleri engelliyor

Asusdakı bu gelişmelere bakarak diğer Anakart üreticileri ne yapacak cok merak edıyrum

Read Users' Comments (0)

Asus klavye içerisine koca PC'yi sığdırdı

İşte o Asus Pc Den Görüntüler :)

Read Users' Comments (0)

Robert H. Dennard: O olmasaydı PC de olmazdı!

Robert H. Dennard: O olmasaydı PC de olmazdı!
DRAM'in mucidine büyük onur
1960'lı yıllarda Robert H. Dennard adlı bir araştırmacı
bugün çok yaygın olarak kullanılan Dynamic Random Access Memory yani DRAM'i icat etti. 1970'li yıllardan ise iletkenlerin çok önemli oranda küçültebilecek bir yöntem buldu ve bu konuda hazırladığı araştırması ile bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Dennard'ın Ölçekleme Teorisi, pek çok bilim adamı tarafından Moore Yasası ile birlikte değerlendirilir.

İşte bugün artık 76 yaşında olan ve son 51 yıldır aynı iş yerinde, yani IBM'de çalışan Dennard'ın bilim ve bilgisayar dünyasına katkılarından dolayı Institute of Electrical Engineers tarafından Onur Madalyası ile ödüllendirilmesine karar verildi.

Dennard'ın şu anda en çok ilgisini çeken konulardan biri ise optik hesaplamayı da mümkün kılacak, minyatür CMOS teknolojisi. Dennard bu teknolojisinin pek çok şeyi temelden değiştireceğini ve ileriye doğru çok büyük bir adıma atılmasına yol açacağını düşünüyor

Read Users' Comments (0)

Rusya'nın çok gizli "gözleri"

Rusya'nın çok gizli "gözleri"
Uzay programları kapsamında uzay araçları ve pek çok uyduya sahip Rusya'nın, tüm bu araç ve uyduları takip ettiği Rus ordusunun kontrolündeki "Uzay Gözlem Merkezi" yarım asırdır varlığı dahi bilinmeyen bir merkez olarak kaldı.

Kazakistan'da bulunan tüm uzay uçuşlarının yapıldığı Baykonur Uzay Üssü gibi "Uzay
Gözlem Merkezi'de aslında Rusya topraklarında değil.

Tacikistan'ın en ıssız noktasında bulunan merkezde çok sayıda teleskop uzayı gözlüyor, Dünya yörüngesinde ve dışındaki uydu hareketlerini takip ediyor.

Yeraltındaki kontol merkezinde ise 24 saat aralıksız çalışmalar sürüyor. Böylelikle Dünya yörüngesi'nde "kuş uçsa" Rus ordusu haberdar oluyor.

Kazakistan'daki Baykonur Uzay Üssü ise, birçok fırlatma rampası, 5 kontrol kulesi , 9 kontrol merkezi ve 1.500 km uzunlukta bir füze deneme alanına sahiptir. 2 Haziran 1955'te hizmete giren üssün genişliği kuzeyden güneye 80 km, doğudan batıya 130 km kadardır. Yapımı yaklaşık 2.5 yıl sürmüştü.

Tacikistan'daki merkez hakkında ise bu kadar detaylı bilgiler, medyada henüz yer almıyor

Read Users' Comments (0)

GIGABYTE GTS 250

DirectX 10.0, Physx,CUDA ve HD video desteği eklenmiş ve 3'lü SLI özelliği ise çıkartılmış.
GIGABYTE GTS 250
Rekabet dendiğinde iyice kızışan ekran kartı piyasasında artık
farklı manevralar yapılıyor. Yalnızca üst seviye değil orta ve alt seviyede de sunulan
yeni ürünlerle bir çekişme yaşanmakta. Bu
pazarlama savaşında nVidia yeni bir adım atarak bir imaj yenilemesine gidiyor.

Eski 9800 GTX+ kartını biraz cilalayarak piyasaya süren firma, bu sayede ürünün kullanım süresini uzatarak yeni bir imajla bir daha pazarlıyor. Fakat bu kez üründe DirectX 10.0, Physx, CUDA ve HD video desteği eklenmiş ve 3'lü SLI özelliği ise çıkartılmış. Aslına bakılırsa bu yenilikler kartın pazara bir daha sunulması için yeterli şartların yaratıldığının da bir kanıtı. Ayrıca üründe son derece yüksek performanslı bir Zalman soğutucu kullanılmış.

Kartla yaptığımız gerek sentetik gerekse oyun testlerinde kartın genellikle 9800 GTX+ ile GTX 260 arasında konumlandırıldığını gözlemledik. Zaten kartın kodu 250 ve doğal olarak 260'ın tam altında konumlanması normal. ATI ekran kartlarıyla kıyasladığımızda ise HD 4870'in üstünde kalıyor. Kart testlerde 9800 GTX+'nın çok az üstünde kalıyor. Bunda 1 GB DDR3 belleğin büyük etkisi olduğu tartışılmaz

Read Users' Comments (0)

Palit GTX 275

Palit GTX 275
Palit GTX 275, ekran kartları avaşında ATI'nin 4890'ına karşılık gelen bir ürün.
Bu ay ürün inceleme bölümümüz için Test Merkezimizde çok sayıda ekran kartı inceledik. Palit GTX 275, ekran kartları savaşında ATI'nin 4890'ına karşılık gelen bir ürün. Aslına bakarsanız referans asarım ATI'nin kartından daha yüksek bir performans sağlıyor. Palit, referans tasarımın ötesine giderek kendi çift fanlı soğutucusunu kullanmış. Bu da gerek hız aşırtma gerekse ağır yük altında çalışma sırasında kartın gerçekten de etkili bir şekilde soğutulmasına yardımcı oluyor.

Palit'in kartında HD videolar için donanımsal hızlandırma desteği var. Ayrıca Nvidia'nın CUDA ve Physx teknolojilerinin de desteklendiğini belirtmeliyiz. Kartın ikili ve üçlü SLI desteği de mevcut. Testlerimizde 3D Vantage'da, yüksek değerlerde ortalama 8700 puanını elde ettik. Oyun testlerimizde ise yüksek performans beklenen bir kart olarak ortalama değerlerin üstünde kaldı. Özellikle 1680 x 1050 gibi çözünürlük değerlerinde kart performansından bir şey kaybetmedi.

Özetle bakacak olursak 633 Mhz çekirdek 1404 paralel işlemci hızına sahip olan bu kart hem yüksek performansı hem de uygun fiyatıyla oyun meraklılarının ilgisini çekecektir.

Read Users' Comments (0)

Pny GeForce GTX 285

Pny GeForce GTX 285
Test Merkezimize ilk defa konuk ettiğimiz PNY markasının
GTX 285 ekran kartı, referans tasarımı kullanan bir kart. PNY markasını pek sık incelemediğimiz için rakiplerine nazaran farkını merakla beklediğimiz ürün, yanındaki diğer yuvaları kapatacak kadar büyük.

Ekrankartı, üst seviye kartlarda görmeye alıştığımız iki adet 6 pinlik güç girişine sahip. Ayrıca 2 adet DVI ve bir adet S Video çıkışı var. Tüm bunlar referans kartın tipik özellikleri. Performansı yüksek olan bir kartı doğal olarak yüksek değerlerde zorlamak gerektiğinden 3D Mark Vantage testimizi 1680 x 1050 ve 1280 x 1024 çözünürlüklerinde ve yüksek seviye ayarlarında gerçekleştirdik. 1680 x 1024'te 9435 ve 1280 x 1024'te 13858 puanlarını elde ettik. Bu yüksek puanlar hiç şüphesiz bu seviyedeki bir karttan beklenen sonuçlar. Ayrıca bu sonuçlarla piyasadaki güçlü markaları geride bıraktığını da söylemeliyiz.

Soğutma sisteminden memnun kaldığımız PNY GTX 285 aynı zamanda güç tüketimi konusunda da üst seviyeli bir karta göre daha ekonomik bir çizgi çiziyor. Son olarak ürünün kutusundan gerekli tüm kabloların çıktığını da belirtmeden geçmeyelim.

Read Users' Comments (0)

Biostar VN9602THG1



GeForce 9600GT grafik yongası (650 MHz) ve 128 bit bağlantılı 1024 MB DDR2 (667 MHz hızında) belleğe sahip.
Uygun fiyatlı anakart çözümleriyle tanıdığımız Biostar, ekran kartı piyasasına da girdi. Uygun fiyata kaliteli ürünler sunmayı ilke edinmiş firma, bu modelinde de bu düşüncesini başarıyla uygulamış. GeForce 9600GT grafik yongası (650 MHz) ve 128 bit bağlantılı 1024 MB DDR2 (667 MHz hızında) belleğe sahip ürün, yüksek bir bellek kapasitesine sahip olsa da, yavaş DDR2 belleklerin performans üzerinde olumsuz bir etkisi var. Yine de yüksek çözünürlüklerde kart, iyi bir performans sunuyor.

Kartın üzerinde HDMI, HDTV ve DVI dijital çıkışlarla birlikte, analog cihazlara bağlamak için VGA (DVI-VGA adaptörüyle) desteği de bulunuyor. Maksimum 2560 x 1600 çözünürlüğü destekleyen kartın kutu içeriği biraz zayıf. DVI-VGA dönüştürücüyle birlikte SPDIF kablosu çıkıyor. Kartın üzerinde GPU'yu soğutan ve sessiz çalışan yüksek performanslı bir fan bulunuyor. Yaptığımız testlerde kartın tam yük altında bile fazla ısınmadığını gözlemledik. Güç tüketimi ise 90 watt civarında.

SLI desteğine sahip kart bir adet altı pinlik güç bağlantısı gerektiriyor. Kartın üzerinde tamamen daha uzun ömürlü katı kapasitörler kullanılmış

Sonuç: Yüksek bellek kapasitesine sahip kart, orta-alt seviye bir performansa sahip ve

uygun fiyatıyla bütçenizi fazla zorlamıyor.

Read Users' Comments (0)

Windows kullanıcılarına özel bir antivirüs

Windows'un artık kendine özel temel bir zararlı yazılım koruması var: Security Essentials 1.0. Daha deneme aşamasındaki yazılımı sizler için inceledik.

İlk olarak geçtiğimiz senenin Kasım ayında karşımıza "Morro" kod adıyla çıkan Microsoft'un ücretsiz antivirüs çözümü bu sefer yeni bir isimle denenmek üzere karşımızda: Microsoft Security Essentials (MSE). 2009 sonuna kadar tamamlanacak yazılım Windows XP (SP2), Vista ve Windows 7 kullanıcıları için 32 ve 64bitlik sürümleriyle tamamen ücretsiz.

Read Users' Comments (0)

İş tercihleri 6-15 Temmuz arasında alınacak

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), bazı kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan kadro ve pozisyonlara Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonuçlarına göre yerleştirme yapmak için 6-15 Temmuz arasında adaylardan tercih alacak.

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri uyarınca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme yapacak. Bu amaçla hazırlanan KPSS 2009/3 Tercih Kılavuzu'nda ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyleri ayrı olmak üzere tercih yapılabilecek kadro ve pozisyonlar yer alacak.

Kılavuzdaki kadro ve pozisyonlardan tercih yapabilmek için 28-29 Haziran 2008 tarihlerinde yapılmış olan 2008-KPSS lisans ve 21 Eylül 2008'de gerçekleştirilen 2008-KPSS ortaöğretim/ön lisans sınavlarına girilmiş ve bu sınavların en az birinden ortaöğretim mezunları için KPSSP94, ön lisans mezunları için KPSSP93 ve lisans mezunları için KPSSP3 puanının alınmış olması gerekiyor.

Adaylar tercihlerini 6-15 Temmuz 2009 tarihleri arasında ÖSYM'nin, www.osym.gov.tr internet adresinde yayımlanacak kılavuzda yer alan kurallara göre internet üzerinden kendileri yapacak. ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri kabul edilmeyecek. KPSS 2009/3 Tercih Kılavuzu'na göre yapılacak yerleştirmeye başvuracak adayların bu kılavuzu dikkatli incelemeleri isteniyor.

Read Users' Comments (0)

Madoff'a 150 yıl hapis

Madoff'a 150 yıl hapis
Yatırımcı Bernard Madoff, dolandırıcılıktan 150 yıl hapse mahkum edildi.

ABD bölge mahkemesi hakimi Nasdaq başkanı olan 71 yaşındaki Mudoff'un yatırım danışmanlığı işinin büyük bir yalandan ibaret olduğu ortaya çıkmış ve gözaltına alınmıştı.Mart ayında çıkmıştı.

Mahkeme salonunda karar yüzüne karşı okunurken, zarara uğrayan izleyicilerden büyük bir alkış koptu. Mudoff'un bu sırada elleriyle yüzünü gizlemeye çalıştığı gözlendi.

Read Users' Comments (0)

nVIDIA SLI ve ATI CrossfireX

AMD (ATI) cephesinden CrossFireX, ve nVidia cenahından da 3'lü SLI (3-way SLI) teknolojilerinin gelmesiyle SLI ve Crossfire arasındaki rekabet iyice kızışmaya başladı. Bu iki teknoloji de kısaca birden fazla ekran kartını tek bir sistemde paralel olarak bağlayarak grafik performansını arttırmaya yarıyor; ama işin iç yüzü bu kadar basit mi?

Kaynak eksikliğinden, ekonomik güçlüklerden (ve tabii ülkemiz insanında içten içe bilgisayar korkusu olmasından-"dokunma bozulur") ortaya çıkan bir moral bozukluğu ile bu teknolojileri tam olarak anlayamadık. Ya da duyduk ama nedir, ne değildir diye çok merak etmedik.

Öncelikle nVidia SLI ile başlayalım. İlk defa 1998 yılında 3dfx firması tarafından Voodoo 2 kartlarla adını duyduğumuz bu teknoloji, o zamanlar Scan Line Interleaving teriminin baş harflerinden oluşan bir terimdi ve her grafik işlemcinin bir grup satırın işlenmesi görevini kendi üzerine almasıyla (bir GPU tek sayıdaki satırları alırken diğeri çift sayıdaki satırları alıyor) çalışıyor, daha sonra işlenen grafik verileri üst üste bindirilerek görüntü oluşturuluyordu. Daha sonra Nvidia 2001 yılında 3dfx firmasını satın aldı ve 2004 yılında öncekine benzer bir konsepte sahip ekran kartlarını kullanıcıya sundu. Kısaltma SLI olarak kaldı, fakat açılımı bu kez Scalable Link Interface (Ölçeklendirilebilir Bağlantı Arayüzü haline geldi.

SLI aşağıdaki modlarda (kiplerde) çalışabiliyor:

SFR (Split Frame Rendering): Her kare (frame, çerçeve: akan görüntüyü oluşturan hareketsiz görüntülerin her biri) ortadan (enine) ikiye bölünüyor ve 2 GPU arasında paylaştırılıyor. Her grafik işlemci işlediği görüntüyü daha sonra geri gönderiyor ve parçalar birleştiriliyor. Bu mod 2'li SLI (2-way SLI) konfigürasyonlarında kullanılıyor.

AFR (Alternate Frame Rendering), Her kare bir GPU'ya gönderiliyor. Her GPU tek bir kareyi işliyor, fakat biri önceki kareyi işlerken diğeri bir sonraki kareyi aldığı için ilk işlemci görevini bitirdiğinde ikinci kare çoktan hazır oluyor. Bu döngü daha çok 3'lü SLI (3-way) konfigürasyonlarında kullanılıyor.

SFR of AFR (AFR den AFR): Bu sistem 4'lü SLI (Quad SLI) konfigürasyonlarında kullanııyor ve yukarıdaki iki metodu birden gerçekleştiriyor. GPU'lardan ikisi ilk kareyi SFR modunda işlerken, diğer ikisi bir sonraki kareyi yine SFR modunda işliyor.

SLI AA (Anti-Aliasing): Bu mod oyun performansından çok görüntü kalitesine hitap ediyor. Oyun nispeten daha yavaş çalışıyor fakat görüntü kalitesi oldukça iyileşiyor. Tek bir ekran kartı ile 4x veya 8x anti-aliasing (kenar yumuşatma) mümkünken, SLI ile bu katsayı 8x, 16x, (hatta kullandığınız SLI moduna göre) 32x seviyesine ulaşabiliyor. Ama ne yazık ki bu mod şimdilik Microsoft Windows Vista yüklü sistemlerde çalışmıyor. Henüz emekleme aşamasında
SLI teknolojisi yalnızca PCI Express kartlarda çalışabiliyor ve tabii ki anakartınızın da hem Nvidia SLI teknolojisini desteklemesi, hem de takacağınız ekran kartları için yeterli sayıda PCI Express slotuna sahip olması gerekiyor (2'li SLI için 2 , 3'lü için 3 adet PCI Express yuva gibi). Piyasada hem Nvidia SLI, hem de ATI CrossfireX teknolojilerini destekleyen anakartlar da mevcut. Burada unutulmaması gereken bir detay var: kullandığınız yonga setine bağlı olarak PCI Express yuvaları, SLI konfigürasyonunda x8 hızında çalışabilir. İdeali tüm slotların x16 hızında PCI Express yuvaları olması ama bunu çok az kart sağlayabiliyor. Ayrıca tüm PCI Express yuvalarınız x8 olduğunda da çok fazla bir performans kaybınız olmuyor.


Herhangi bir SLI dizilimi ile birbirine bağlanmış ekran kartları, haberleşmek için SLI Bridge (veya SLI Köprüsü) adı verilen özel bir kabloya ve yuvaya ihtiyaç duyarlar. SLI köprüsünün kullanımı ile kartlar genellikle PCI Express veriyoluna ihtiyaç duymazlar, iletişim bu köprü üzerinden sağlanır. Bu yüzdendir ki PCI Expess slotlarının x8 hızında çalışmalarının bir aslında sakıncası yoktur. Performansı çok az etkiler. Bu kuralın bir istisnası GeForce 6600 (GT hariç), 7100 ve 7300 kartlarda mevcut. Bu seri SLI desteğine sahip olmasına karşın PCI Express veriyolu üzerinden iletişim kurarlar yan, SLI köprüsü kullanmazlar.

Eskiden (çok da eski değil, bir yıl öncesine kadar) SLI yapabilmek için ekran kartlarının, grafik işlemcilerinin, hatta BIOS versiyonlarının bile aynı olması gerekliydi. Nvidia bu katı kuralı gevşetti ve yeni GeForce sürücüleri ile farklı üreticilerin (aynı grafik işlemciye sahip) ekran kartları ile 4'lü SLI konfigürasyonları oluşturabilmemize bile olanak tanıdı.

GeForce 6600 serisinden itibaren tüm ekran kartları halihazırda 2'li SLI desteğine sahip. 3'lü SLI ise GeForce 8800 GTX, GeForce 8800 Ultra, GeForce GTX 260 ve GeForce GTX 280 kartlar tarafından destekleniyor, zira bu kartların SLI konnektörleri de diğerlerinden farklı olarak 2'şer adet.
4'lü SLI ise düşünüldüğü gibi 4 ekran kartı ile gerçekleşmez. Bunun için iki adet GeForce 7950GX2 veya iki adet GeForce 9800 GX2 ya da iki adet GeForce GTX295 gibi çift grafik işlemciye sahip ekran kartları kullanılır ve toplamda 4 GPU paralel çalıştırılabilir.

SLI ile ilgili tek problem, bu modda çalışırken yalnızca bir görüntü çıkışı elde edilebilmesidir. Yani SLI konfigürasyonları ile çoklu monitör desteği birlikte çalışmaz. Ayrıca teorik olarak SLI teknolojisi oyun performansını arttırmak için geliştirilmiş olsa bile pratikte bu her zaman doğrusal olarak gerçekleşmez. Bazı oyunlarda SLI performansı ciddi boyutta geliştiriyor olsa bile bu artış çok ender olarak %100’e yaklaşır. .

Hybrid SLI

HybridSLI terimi, iki farklı teknolojiyi bir şemsiye altında birleştiren bir çözüm. Bu teknolojiler; GeForce Boost ve HybridPower.

GeForce Boost, tümleşik grafik çözümüne sahip giriş seviyesi PC'lerde 3D performansını arttırmak için geliştirildi. Bu teknolojiye destek veren anakartlarda (genellikle Nvidia yonga setine sahip tümleşik grafik çipli anakartların bazılarında) gerçek bir ekran kartını sisteminize PCI Express yuvasına takarak tümleşik grafik yonganızı yeni ekran kartınızla birlikte SLI modunda paralel çalıştırabilirsiniz. Burada da önümüze çıkan engel, anakart dışında yeni ekran kartınızın da bu teknolojiyi desteklemesi gerektiği. Şimdilik yalnızca GeForce 8400 GS ve GeForce 8500 GT ekran kartları bu tür bir kuruluma izin veriyor.

HybridPower ise yüksek performanslı sistemler için geliştirildi. Oyun oynamadığınız zamanlarda enerji tasarrufu amacıyla ekran kartlarınızı kapatırken tümleşik grafik çözümünüzü devreye sokuyor. Çok iyi bir fikir gibi görünse de bu sisteme de şimdilik yalnızca iki ekran kartı destek veriyor: GeForce 9800 GTX ve GeForce 9800 GX2. Yani bu iki karttan birine sahip değilseniz HybridPower pek işe yaramıyor. Ayrıca HybridSLI teknolojisi şu anda sadece Windows Vista işletim sistemi tarafından destekleniyor.

SLI teknolojisini destekleyen ekran kartları ve bu kartlarla gerçekleştirebileceğiniz modları aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz. SLI modunun ekran kartınızın çözünürlüğünü de arttırdığını

Aşağıdaki tabloda SLI destekleyen yongasetlerini bulabilirsiniz. PCI Express Modları sütununda ise, kartların PCI Express x16 yuvasına takıldığında sundukları gerçek transfer hızları yer alıyor (SLI modunu devre dışı bıraktığınızda ve yalnızca bir ekran kartı kullandığınızda PCI Express x16 yuvası tekrar x16 hızına kavuşacaktır)


nVidia tarafında bunlar olurken tabii ki ATI de armut toplamadı ve ATI yongalı ekran kartları ile çalışacak denk bir teknolojiyi hızla hayata geçirdi.
Crossfire teknolojisinin SLI'a göre üstünlüğü, kullanılacak kartların aynı grafik yongasına sahip olması gerekmemesi. Tabii ki burada bazı kısıtlamalar sözkonusu - kartlar aynı GPU olmasa bile en azından aynı GPU ailesinden olmak zorundalar.

CrossFire aşağıdaki modlarda çalışabiliyor:

Scissors (makas): Bu kip, Nvidia'nın SLI konfigürasyonlarından SRI moduna çok benziyor, fakat burada farklı iki ekran kartını Crossfire ile bağladığınızda, işlenecek kareyi bölüşen kartlardan daha hızlı olanı işini önce bitirdiğinden, karenin tamamının oluşması için ikinci kartın da işini bitirmesini bekliyor. Bu durumda hızlı olan kart da (ne kadar hızlı olursa olsun) pratikte diğer kartın hızında çalışıyor. Bu sorunu çözmek için, Crossfire teknolojisi, dinamik bir dengeleme sistemi oluşturuyor. Yani yavaş bir kart hızlı bir kartla paralel kullanıldığında, sistem her iki karta eşit miktarda veri göndermiyor, bunun yerine yavaş kartın işini bitirene kadar daha hızlı kartın gerçekleştirebileceği işlem yükünü hesaplayıp bu karta daha fazla işlem atıyor. Hızlı olan kart karenin çoğunu işlerken yavaş kart da kalan kısmı hazırlıyor, böylece iki kartın işlemi de aynı anda bitmiş oluyor.

SuperTiling: Bu modda ekran, her biri 32x32 piksel büyüklüğündeki küçük parçalara bölünüyor, her ekran işleyebileceği parçaları alıyor ve işliyor. Bu "karolama" tekniğinde de yine yük dengeleme sistemi kullanılıyor ve daha hızlı olan GPU elini daha çok yükün altına sokuyor.

Alternate Frame Rendering (AFR): Bu mod, SLI sistemlerdeki AFR modunun aynısı. Kartlardan biri bir kareyi işlerken, bir sonraki kare de diğer karta gönderiliyor.

Super AA: SLI AA modundaki gibi Super AA modu da anti-aliasing geliştirmesi sayesinde kenar yumuşatma işlemini x14 seviyesine kadar arttırabiliyor.


SLI gibi Crossfire konfigürasyonu da yine yalnızca PCI Express yuvasına destek veren ekran kartları ile kullanılabiliyor ve ATI CrossFire teknolojisini destekleyen (ATI/AMD veya Intel yonga setli) bir anakart ve yeterli sayıda PCI Express x16 yuvasına sahip olmanız gerekiyor. Aynı SLI'da olduğu gibi, kartları Crossfire modunda çalıştırdığınızda PCI Express x16 yuvalarında veriyolu hızı x8'e düşüyor, çoklu monitör desteği devre dışı kalıyor. Şimdiye kadar Crossfire teknolojisinde 3 nesil gördük. Bunlar CrossFire, Native CrossFire ve CrossFireX

İlk nesil Crossfire, iki ana problemle geliyordu. Sorunlardan birincisi, "CrossFire Edition" sürümünden bir "master" kartın bulunması gerekliliğiydi. Bu efendiler üzerinde piyasadaki diğer modellerden farklı olarak bir nevi derleme motoru (compositing engine) bulunuyordu. Örneğin Radeon X850 CrossFire Edition ve normal bir Radeon X850 XT ekran kartı ile Crossfire kurabilirken, bunu iki normal Radeon X850 XT ile gerçekleştiremiyorduk.

İkinci sorun ise ekran kartlarını bağlamak için harici bir kabloya ihtiyaç duyulmasıydı. Bu kablo ikincil (slave) ekran kartının DVI çıkışından DMS-59 adı verilen (ve DVI'dan daha fazla pine sahip) bir konnektörle, ya da bir VHDCI (eski SCSI kartlarda da kullanılan) konnektörle "master" karta takılıyordu, böylece iki kart arasında Crossfire sistemi oluşturuluyordu. Bu ilk nesil Crossfire versiyonu da SLI gibi ekran kartınızın çözünürlüğünü 2560x1600'e kadar genişletebiliyordu. Aşağıdaki resimde birinci nesil Crossfire kurulumu, DMS (yukarıdaki resim: solda) ve VHDCI (yukarıdaki resim: sağda) bağlantılarını görebilirsiniz.

Yukarıda Crossfire konfigürasyonlarında ekran kartlarının aynı grafik işlemciye sahip olmaları gerekmediğini söylemiştik. Aşağıdaki listede birbirleriyle çalışabilen ATI ekran kartlarını bulabilirsiniz. Göreceğiniz gibi, "master" kart ile "slave" kartın aynı aileden olması şart, örneğin bir Radeon 1900 CrossFire edition ile Radeon X1800 XL arasında Crossffire kuramıyorsunuz.


Native Crossfire ve CrossfireX
Crossfire teknolojisinin ikinci nesli olan Native CrossFire, önceki nesildeki iki büyük problemi; "master" kart mecburiyetini tüm ekran kartlarına derleme motoru ekleyerek, kablo derdini de SLI'da olduğu gibi bir köprü ile çözdü (aslında kartları bağlamak için iki köprü gerekiyor, çünkü kartların üzerinde ikişer yuva var)

Standart seviyede ekran kartları için ise ATI sonunda Nvidia'nın çözümünü benimseyerek kartları harici bir köprüye ihtiyaç kalmadan PCI Express veri yolu üzerinden birleştirmeye karar verdi. Native CrossFire ile ekran çözünürlüğü 2560x2048 pixel seviyelerine ulaşabiliyor.

Aşağıdaki tabloda Native Crossfire kullanarak paralel bağlayabileceğiniz ekran kartları (ve köprü gereksinimleri) bulunuyor. Örneğin Radeon HD 2900 Pro ile Radeon HD 2600 XT kartları birlikte kullanamıyoruz.

Son nesil CrossfireX, 4 adede kadar ATI/AMD tabanlı ekran kartını paralel bağlamaya olanak sağladı. CrossfireX'te konnektörler ve bağlantı köprüleri Native Crossfire teknolojisi ile aynı olsa da farklı bir bağlantı tarzı sökonusu. Tabii ki bu kadar kartı bir arada kullanabilmek için uygun bir anakart ve yeteri kadar PCI Express x16 yuvasına ihtiyacınız var. ATI'nin Crossfire teknolojisine ait tüm nesiller artık CrossfireX adı ile anılıyor.

Hybrid CrossFireX
Hybrid CrossFire, Nvidia'nın GeForce Boost teknolojisinin ATI'deki karşılığı. Tümleşik grafik çözümü bulunan alt sınıf sistemlere hitap ediyor ve onboard grafik yonganızın (uyumlu) gerçek ekran kartı ile birlikte çalışarak oyun performansını arttırmayı hedefliyor. Nvidia tarafında olduğu gibi Hybrid CrossfireX de yalnızca Windows Vista altında çalışıyor.

CrossfireX destekli yonga setleri
Aşağıdaki tabloda halihazırda ATI CrossfireX teknolojisini destekleyen yonga setlerini bulabilirsiniz.
PCI Express Modları sütununda kartların PCI Express x16 yuvasına takıldığında sundukları gerçek transfer hızları yer alıyor (Crossfire modunu devre dışı bıraktığınızda ve yalnızca bir ekran kartı kullandığınızda PCI Express x16 yuvası tekrar x16 hızına kavuşacaktır).

* Intel X38 ve Intel 975X yonga setlerinin bazılarında 3 adet x16 yuva bulunmuyor.
** Bu yonga setlerine sahip anakartların bazılarında 2 adet x16 yuvası olmadığı için CrossfireX desteklemiyor

Read Users' Comments (0)

Lenovo ThinkPad T400

Lenovo IBM’in dizüstü bölümünü satın aldığında ilk başta çoğu kullanıcı ortaya çıkacak ürünlerin kalitesinden kuşku duydu. Fakat firma ürettiği dizüstülerle bu kuşkuları kısa zamanda yok etmeyi başardı. Özellikle Lenovo’nun ThinkPad serisi güvenleri sarsmadı ve kullanıcıların beğenisini kazandı. Son olarak test merkezimize gelen ThinkPad T400 de bu konuda bir istisna değil. Dahası birçok dizüstü müşterisinin her zaman aradığı özellikleri bir arada sunuyor...

Lenovo ThinkPad T400

14.1 inç ekranla gelen ThinkPad taşınabilirlik ve performansın dengeli bir birleşimi. Ne 15 inç dizüstüler kadar ağır ne de daha küçük ekranlılar kadar performanstan ödün veriyor. Intel Centrino 2 (Montevina) platformuna sahip dizüstünün birçok farklı konfigürasyonu bulunuyor. Bize gelen T400’ün modeli ise 2765-22G idi. İsterseniz öncelikle bu modelin özelliklerine kısaca bir göz atalım.

thinkpad-t400-ozellikler

Tasarım ve giriş çıkışlar

Açıkçası Lenovo ThinkPad T400 ilk bakışta yeni bir bilgisayardan çok eski tasarımları anımsatıyor. Bu dizüstü kesinlikle göze hoş gözükmek için değil, iş odaklı kullanım için üretilmiş. Elbette bu T400’ün çirkin bir dizüstü olduğu anlamına gelmiyor. Fakat Lenovo tasarımcılarının ürünü geliştirirken önceliği görsel yerine tamamen kullanışlılığa ve sağlamlığa verdiği kesin.

Kapağı açtığınızda dikkatinizi çeken ilk şey IBM’den hatırladığımız klasik kırmızı navigasyon kolu (TrackPoint) oluyor. Touchpad dışında bu navigasyon kolu ile fare imlecini kullanabiliyorsunuz. Aynı şekilde sol ve sağ fare tuşları için Lenovo touchpad’in altındakiler haricinde, hemen boşluk tuşunun altına da bir çift düğme daha koymuş. Bu düğmelerin ortasında ise programlanabilir üçüncü bir düğme bulunuyor. Bu düğmeler navigasyon çubuğunu kullanmayı daha kolay bir hale getiriyor.

Touchpad içinse 4 cm x 7 cm boyutları ile biraz küçük. Fakat yüzeyin hassasiyeti bunu sorun olmaktan çıkarıyor. Touchpadin sağ ve alt tarafını pencereleri kaydırmak için fare tekerleği gibi kullanabilirsiniz.

Lenovo ThinkPad T400 TouckPad

Klavyeye baktığımızda ise QWERTY dizilişindeki düğmelerin neredeyse standart bir klavyedeki kadar büyük olduğunu görüyoruz. Bazı dizüstü bilgisayarlardaki gibi Enter, Backspace ve CapsLock düğmeleri küçük değil. Dahası yazı yazanların sıklıkla kullandığı insert/home/del gibi tuşlar da standart klavyelerdeki düzenlerinde sağ üstte ayrı bir grup oluşturuyorlar. Dolayısıyla yazı yazarken PC’nizin klavyesini aramıyorsunuz. ThinkPad T400 klavyesi kullanıdığımız en rahat dizüstü klavyelerinden biri.

Lenovo ThinkPad T400 ThinkVantage Düğmesi

Klavyenin hemen üstünde ise ses açma kapama, güç ve ThinkVantage düğmeleri bulunuyor. ThinkVantage düğmesine daha sonra değineceğiz. Güvenlik arayanlar içinse parmak izi tarayıcı klavyenin sağ alt tarafına yerleştirilmiş.

Lenovo ThinkPad T400 Sol yüz

Toplam üç USB yuvasından ikisi sol yüzde bulunuyor. Burada ayrıca Ethernet, modem, PC Card ve kart okuyucu yuvaları bulunuyor. Görüntü çıkışı içinse sadece D-Sub çıkışına yer verilmesi bir eksi. S-Video, HDMI veya DVI bağlantısı yok.

Lenovo ThinkPad T400 ön yüz

Firewire girişi ve kablosuz ağlar için açma kapama anahtarı ön yüzde bulunuyor. Line-out ve mikrofon girişleri de yine bu yüzde. Lenovo ThinkPad T400’ün dahili mikrofonu gayet net çektiği için mikrofon girişine pek ihtiyacınız olmayacaktır.

Lenovo ThinkPad T400 sağ yüz

DVD yazıcıya ek olarak 3’üncü USB yuvası burada. Tek sıkıntı ise USB yuvasının DVD yazıcıya çok yakın olması. Özellikle sağ elini kullananlar USB fare kullanacakları zaman bu yuvayı kullanacaklardır. Dolayısıyla DVD takıp çıkartırken farenin kablosu tepsiyi engelleyebiliyor.

Lenovo ThinkPad T400 arka yüz

Arka yüze baktığınız anda dikkatinizi çekecek ilk şey pil olacaktır. Standart kullanımda yaklaşık 10 saat pil ömrü sunan T400 bunu elbette düşük güç tüketimi kadar yüksek pil kapasitesine de borçlu. 10.8 V ve 7.8 AH’luk pili ile bu pilin kapasitesi gibi boyutları da biraz büyük. Öyle ki standart dizüstünün kasasından yaklaşık 4 cm kadar dışarı çıkıyor. Yine de sunduğu kapasite dikkate alındığında göz ardı edilebilecek bir boyut.

Ekran

Lenovo ThinkPad T400’ün 14.1 inçlik ekranı 1440x900 çözünürlük destekliyor. Ekran parlaklığı 220 cd/m2 ile yeterince yüksek. Kontrast oranı ise 400:1. Her ne kadar Lenovo bazı T400 modellerinde ekran aydınlatması için LED kullansa da bu modelde CCFL, yani florasan lamba kullanılıyor. Florasan lambalı erkanlarda en büyük sorun genelde ekranın homojen olarak aydınlatılmaması olarak karşımıza çıkar. Neyseki T400’de gözle görülür bir fark yok. Görüş açısında ise hiçbir sıkıntı yok. Renkler yeterince canlı ve resim/video izlerken ekran bir sıkıntı yaratmıyor. Sadece hafif maviye kaçan beyaz biraz çiğ diyebiliriz. Dolayısıyla yazı yazarken veya okurken ekran parlaklığını biraz kısmanız gözünüzü rahatlatacaktır. Ürünü satın alacaklar için yüzde 100 yerine yüzde 80 parlaklık hem göz hem de pil ömrü açısından gayet uygun bir ayar olacaktır.

Ekstra özellikler

Donanım özellikleri kadar Lenovo T400 kattığı ilginç özelliklerle de dikkat çekiyor. Bir iş bilgisayarı olarak güvenlik elbette ön planda tutulmuş. Parmak izi tarayıcı güvenliğin ilk adımı. Hackerlar kadar tabii kazalara karşı da T400 korunmuş. Klavyenin hemen altındaki oluklar klavyeye sıvı döküldüğü zaman bilgisayarın elektronik aksamına gelmesini önlüyor. Aynı şekilde Active Protection System dizüstüne düşürdüğünüzde veya herhangi bir ani darbeye maruz kaldığında sabitdisk kafasını yazma yüzeyinden çekiyor. Böylece bilgisayara bir şey olsa bile verilerinizi kurtarma ihtimailiniz çok daha artıyor.

Ekstra özellikler arasında en çok hoşumuza giden ise ekranın üstündeki LED ışık oldu. Klavyenin üstüne vuran bu ışığı yine klavyeden açıp kapatabiliyorsunuz. Böylece geceleri sessiz klavyeyi de kullanarak kimseyi rahatsız etmeden çalışabilirsiniz.

Bağlantılar

ThinkPad T400 bağlantı açısından farklı seçenekleri bir araya getirmiş. 802.11 b/g'ye (54Mbit) ek olarak 802.11n (DRAFT N- 600 Mbit) desteği kablosuz ağlara eklenmiş. Böylece pratik olarak 110 Mbit/s'lik bir veri transfer hızına ulaşabiliyorsunuz. Kablosuz ağlar arasında BlueTooth da bulunuyor. Kablolu erişime baktığımızda ise Intel'in 82567LM yongası Gigabit ethernet sunarken acil durumlar için dial-up modem de mevcut. Kablosuz bağlantılar için Lenovo güzel bir arabirim sunuyor.

Lenovo ThinkPad T400
Pil Ömrü

Lenovo T400 sahip olduğu büyük pil ile yaklaşık 10 saatlik bir çalışma süresi sunuyor. Tabii bu süre standart kullanımda, yani ofiste gezme, internette dolaşma gibi işlemciye ve ekran kartına aşırı yük binmediğinde, ya da sabitdisk, optik sürücü gibi dönen parçalara sahip donanınları çalıştırmadığınında ortaya çıkan süre. BatteryMark yazılımı ile tüm sistemleri maksimum sürede çalıştırdığınızda ise T400 yaklaşık 310 dakika boyunca aralıksız çalışabiliyor. Bu süre standart bir dizüstünden alabileceğiniz sürenin neredeyse iki katı. Pil ömründe ThinkPad T400 10 beklentilerinizin üzerinde bir sonuç veriyor.

ThinkVantage

Bir donanımın başarılı olması için elbette en önemlisi sahip olduğu yazılımlar. Lenovo bu yazılımları ThinkVantage adı altında toplamış. Bu menüde ana başlıklar arasında güvenlik, yedekleme, bakım, kablosuz ağ bilgisayar ayarları ve çokluortam yönetimi (Windows Movie Maker) bulunuyor.

Lenovo ThinıkPad T400 ThinkVantage Productivity Center

Güvenlik için Lenovo parmak izi tarayıcısı yanında şifre yönetimi, veri yedekleme, geri alma ve sabitdisk korumasını buraya eklemiş. Bakım menüsü ise ThinkVantage System Update 3 yazılımı ile tüm sistem sürücülerini, Windows ve BIOS güncellemelerini otomatik olarak internetten indirerek yüklemenizi sağlıyor. Sisteminiz güncel tutmak için oldukça kolay ve başarılı bir yazılım diyebiliriz. Bilgisayar ayarları ise ekran ayarlarından güç planlarına birçok ayarı kolayca yapmanıza imkan tanıyor. ThinkVantage kesinlikle hem veri yedekleme gibi önemli hem de sistem ayarları gibi sıkça kullanılacak programlara hızlı ve kolay bir erişim sağlaması bakımından beğenimizi kazandı. Programın tek eksisi ise İngilizce olması.

Performans sonuçları: PCMark Vantage

Core 2 Duo P8600 çift çekirdekli işlemci ve 2 GB hafıza ile T400 işlem gücü açısından üst bölgelere yakın bir yerde. Ekran kartı olarak ATI Mobility Radeon HD 3470 oyunlar için ortalama bir performan sunuyor. Yüksek grafik ayarlarıyla olmasa da World of Conflict, Company of Heroes ve Quake 3 gibi oyunlar 1024x768 çözünürlükte orta grafik kalitesinde bir sıkıntı yaşamadan oynayabildik. PCMark Vantage'da yaptığımız testlerde Lenovo T400 3741 puanlık bir skora imza attı. Bu noktada fiyatına göre T400'ün performansı gayet iyi bir yerde diyebiliriz.

Lenovo ThinkPad T400 PCMark Vantage Benchmark

Sonuç

İş bilgisayarı olarak T400'ü tercihleriniz arasında en öne koyabilirsiniz. Kuvvetli işlemcisi ve 2 GB hafızası ile iş adamlarının sıklıkla kullandığı ofis yazılımlarını çok rahatça çalıştırabileceği gibi diğer ağır yük gerektiren programlarda da yüzünüzü kara çıkartmayacaktır. 10 saatlik pil süresi ise kesinlikle iş adamlarının aradığı şey. Sessiz çalışması ve klavye ışığı geceleri de kimseyi rahatsız etmeden çalışmanıza imkan tanıyacaktır. ThinkVantage ile gelen güvenlik ve yedekleme programları verilerinizi sağlama alırken otomatik güncelleme bilgisayarınız performansını ve stabilitesini devamlı olarak zahmetsizce artırmanıza izin veriyor. Dahası darbe korumalı sabitdisk ve sıvı dökülmelerine karşı korunmuş klavye bilgisayarınızın güvenliğini daha da artırıyor. Lenovo'da tek şikayet edilebilecek nokta tasarımın pek havalı olmaması. Ama iş dünyasının modasında ThinkPad'in de kendine has bir trendi olduğunu söyleyebiliriz

Read Users' Comments (0)

MSI X340 Hafif, İnce, Estetik

Intel’in yol haritasına baktığınızda bundan sonraki aylarda ağırlıklı olarak ürün kodunda “SU” öneki ile başlayan ürünler göreceksiniz. SU3500, SU9400, SU9600 gibi ürünlerin tamamı Intel’in uzun süreden beri mükemmelleştirdiği üretim teknolojisinin birer sonucu. 45 nm’lik üretim teknolojisine sahip olan bu işlemciler son derece düşük voltajlarda çalışmakta ve termal sınırları son derece düşük tutulmuş. Bu da üreticilere daha ince ve daha uzun pil ömürlü yeni nesil notebook’ların yolunu açıyor.

Bu konuda AMD’nin Yukon platformu da bir çözüm olarak görülebilir. Ancak Intel’in sunmuş olduğu işlemci teknolojisi ve performans şu an AMD’nin çözümlerinden daha geniş bir yelpazede çözüm sunmanızı sağlıyor. Özellikle Penryn çekirdeğine dayalı olan ve çift çekirdeğe sahip SU9XXX serisi Intel işlemciler, çok yüksek bir performans sunarken sadece 10 watt’lık tüketimle yaklaşılması güç bir performans/güç oranı yakalıyorlar. Intel’in bu işlemcisi 800 MHz’lik bir sistem veriyolu hızına ve 1.6 GHz’lik çalışma frekansına sahip. Aynı şekilde SU serisinin tek çekirdekli modelleri SU3400/3500 işlemcileri 1.3 ve 1.4 GHz’lik çalışma frekansı ile sunuluyorlar.

Netbook’ların kullanıcılara son derece yüksek bir mobilite sağladığı kesin. Ancak bir Excel dosyası ile ya da bir iş zekası raporuyla uğraşılıyorken 10 inç’lik bir ekran ve Atom işlemcinin yetmeyeceği kesin. Daha fazla taşınabilirlik ve daha fazla esneklik sağlanması adına ULV sınıfı işlemcilerin piyasası büyüyor. Bu da notebook piyasasının büyümesi ve Intel’in AMD’nin şimdilik daha kısıtlı opsiyonlarla sunabildiği bir ürün sunuyor olması demek.

MSI, X serisi ile beraber ULV sınıfı işlemcileri kullanmaya başlayan ve bu yeni akıma ayak uyduran ilk firmalardan biri. MSI X serisi ile daha çok bu tip işlemcilerin sağladığı tasarım esnekliğini kullanmış. X serisi, benzer teknoloji kullanan rakiplerden bariz bir şekilde daha ince ve daha alımlı. Ancak diğer üreticiler SU serisi işlemcilerden daha fazla pil ömrü yönünde avantaj sağlamışa benziyor.

MSI, X serisini çalıştırdığımızda üzerinde Vista Home Premium yüklü olduğunu gördük. Tek çekirdekli bir işlemci ne kadar modern olursa olsun Vista ile sorunlar yaşatabilir. Ancak X serisi beklemelerden uzak ve yeterli bir Vista deneyimi sunuyor. Üstelik Aero arabiriminin tüm avantajları da sunulmaya devam ediliyor. Bu özellikleri kapattığınızda X Serisinde çok büyük bir performans değişikliği gözlemlenmiyor. Ancak Aero kapalıyken birden fazla programla çalışmaya başladığınızda, Aero’lu halden çok daha hızlı tepkiler alabiliyorsunuz. Core 2 Solo işlemcideki Penryn çekirdeği ve 3 MB’lık cache bellek, Vista’yı kanatlandırmaya yetiyor. Bu işlemcinin sunduğu işlemci performansı Atom işlemci ile karşılaştırılamaz bile. Kullanılan 800 MHz’lik FSB’den cache miktarına kadar işlemci Atom işlemcisinden çok daha iyi bir performans sağlamakta. Ancak bu performans seviyesi ile kolayca Autocad üzerinde çalışmayı ya da Terminator Salvation gibi bir oyunu oynamayı hayal bile etmeyin.

X340 ile ilgili olarak övgüye en değer bileşenin, ekran olduğu kesin. MSI’ın kullandığı LED aydınlatmalı ve yeni nesil LCD teknolojisinin kullanıldığı ekran gerçekten renk sıcaklığı ve kontrast anlamında çok başarılı. Siyah alanların tam siyah olması ve ekranın parlaklığı konusunda diyecek bir şey bulmak mümkün değil. 1366X768 çözünürlüğe sahip olan ekran, X340’ın sunduğu pil ömründe büyük değişikliklere neden oluyor. Ekran düşük parlaklıkta dahi son derece yüksek bir okunabilirliğe sahip. Düşük seviye bir parlaklık kullanıldığında pil ömrü 2.5 saat ortalamadan yaklaşık 40 dakika kadar daha fazla oluyor. Ancak bizim yaptığımız testlerde ekran parlaklığı maksimum seviyede tutuldu.

Tasarımın inceliği sebebiyle özellikle ekranın bu denli başarılı olması şaşırtıcı. En kalın noktasında 19mm olan X serisinin ne kadar ince olduğunu yukarıdaki resimden daha iyi anlama şansınız var. X serisinde kullanılan Intel GMA 4500 MHD dahili grafik yongası, günlük kullanımlar için uygun. Bu notebook’tan en fazla faydalanabilecek olan devamlı hareket halindeki kişilerin zaten oyun oynamak gibi bir amacı olacağını düşünmüyoruz. Ancak kullanılan grafik kartı ve işlemci 480p tipi HD içeriğin gösterilmesi için yeterli bir performans sunuyor. Tabii ki yeni nesil 3D oyunlardan birini oynama hayaşı kurmayın.

MSI X340'ın sol yanında bir adet standart D-Sub 15pin Vga çıkışı, ethernet bağlantı noktası, USB2.0(burada modele göre HDMI çıkışıda yer alabiliyor), hafıza kartı okuyucusu ve sıcak hava egzozu bulunuyor. Yan taraftandakalınlık ancak vga soketinin sığacağı kadar.

Sağ yanda ise yine büyük bir sıcak hava egzozu, iki adet USB2.0 kapısı, kulaklık ve mikrofon girişleri ve güç adaptörü girişi yer alıyor

X serisi üzerinde 802.11 b/g/n standartlarındaki kablosuz ağlara bağlanabiliyorsunuz. Bluetooth 2.0+EDR desteği bulunuyor. VGA (D-SUB) ve HDMI çıkışı olan cihazda, Ethernet çıkışı ve 3’lü kart formatını okuyabilen bir kart okuyucu var. MSI’ın neden dörtlü kart okuyucu tercih etmediğini anlamadık. Ancak SD/MMC ve MicroSD tipi kartlarla güncel aletlerin çoğundaki hafıza medyasına ulaşabilirsiniz. 2 adet USB yuvası sadece “yeterli” olarak anılabilir. Ancak tasarım olarak X340’a çok benzeyen MacAir ve benzer ULV tipi işlemci kullanan diğer alternatiflerde de 2 adet USB yuvası kullanılmış. Ancak bu tip düşük voltajlı işlemci kullanılan tüm notebook’larda maalesef bir optik sürücü yok. Ve optik sürücüyü dışarıdan bağlama istediğinizde bir adet USB bağlantısına elveda demek zorundasınız. Bu durum tüm ince notebook’larda genel bir sıkıntı.Ancak MSI size dilerseniz aşağıda gördüğünüz şekilde DVD yazıcı ya da Blu-Rayharici opsiyonları sunuyor.


Cihazla birlikte bir MSI geniş bir klavye kullanmış. MSI’larda gördüğümüz klavyelerden daha ergonomik ve görünümü daha estetik. Ancak klavyede bir esneme olduğu gözümüzden kaçmadı. MSI yetkililerine bu durumu sorduğumuzda, ilk üretilen sınırlı sayıdaki seriden sonra bu durumun düzeltildiğini ve klavye/pil yapısının daha rijit hale getirildiğini söylediler. Bize ulaşan model haricinde Türkiye’ye gelecek olan üretimler daha da rijit bir yapıda olacak.

Kullanılan web cam’in kalitesine diyecek yok. Ancak mikrofonun ses kayıt kalitesini çok başarılı bulmadık. Eğer görüntülü konuşma yapmak istiyorsanız, harici bir mikrofon setini kullanmak daha yerinde olacaktır. MSI X340’te var olan bir stereo kulaklık çıkışı ve bir mikrofon girişi istenildiğinde iki kulaklık (ya da Line out) çıkışına dönüştürülebiliyor.


Şimdi elbette böyle bir notebook için pil ömrü ve taşınabilirlik son derece önemli. MSI X340’ta 1.3 kilogramlık bir ağırlığı yakalamış. 13.4 inç’lik ekrana rağmen son derece hafif olduğunu söylemeliyiz. Birlikte verilen şarj ünitesi de 364 gram. Bu sayede bu notebook’u kolunuzun altında istediğiniz yere, omzunuzda morluklar olmadan taşıyabilirsiniz.

MSI diğer üreticilerden, pil konusunda, farklı bir yol izlemiş. Kullanılan pil yeni nesil bir üretim teknolojisine sahip. Bir ince çikolata paketinden daha da ince. Lithium-ion tarzı bir pil kullanılmış. Bu pilden dört tanesini üstü üste koyduğunuz ancak bir kağıt mendil paketi kalınlığına ulaşıyorsunuz.

Pil ömrü X340 ile normal bir notebook’tan çok farklı değil. Bir adet Divx film ve arka planda kendini her 3 saniyede bir kablosuz ağ üzerinde tazeleyen ve içinde flash animasyonların bulunduğu bir web sitesi ile birlikte ürün 153 (2 Saat 33 dakika) dakikalık pil ömrü sundu. Ancak dediğimiz gibi ekran parlaklığı azatlığında bu rakam %20 civarında yükseltilebilir. Tam parlak ekran ile işlem yapılmadan ve disk kapatılmadan bekleme süresi ise 221 dakika. Bu süre ekran parlaklığı düşürüldüğünde çok daha uzun bir hale gelebilir.

X340, tasarımı ve hafifliği ile dikkat çekici bir ürün. Ekran parlaklığı ve görüntü kalitesi, Vista altında sunduğu performans ve büyük ekran, devamlı seyahat halinde olanlar için biçilmiş kaftan. Ürün 2 GB, 667 MHz’lik DDR2 bellek ve 5400 RPM’lik 320 GB’lık bir SATA disk ile sunuluyor.


Şu anda piyasadaki satış fiyatı 800 USD civarında. Deri bir çanta ve kendi tasarımına uygun bir mouse ile birlikte sunulan X serisi, sunduğu tasarım özellikleri ile dikkat çekici bir ürün. Hatta eğer bana Atom işlemcili netbook performansı yetmiyor, sürekli seyehat halindeyim diyorsanız kesinlikle kaçırmamanız gereken bir ürün. Dilerseniz MSI X340'ı yukarıdaki resimlerde gördüğünüz üç faklı renk seçeneği ve donanım konfigürasyonundan birinde almanız da mümkün.

Read Users' Comments (0)

Windows 7′nin fiyatları sonunda belli oldu.

Merakla beklenen haber sonunda Microsoft’dan geldi. 11 Temmuz Cuma gününden itibaren Amerika’da kullanıcılar Windows 7 Home güncellemesini 49 dolara, Windows 7 Professional güncellemesini de 99 dolara satın alabilecek.

Ancak teklif stoklarla ve süreyle kısıtlı. Güncellemeler Amazon, Bestbuy, Microsoft’un kendi çevrimiçi mağazası ve diğer bazı bayilerde mevcut olacak.

Windows 7, 22 Ekim’de satılmaya başlanacak. Microsoft, Windows 7’yi üç farklı versiyonda piyasaya sunacak. Microsoft Windows 7 Home Premium için 119 dolar, Professional için 199 dolar ve Premium için de 219 dolar talep ediyor.

Bilgisayarında Windows işletim sistemini kullanmayan kişiler için Windows 7’nin tam paket fiyatları ise şöyle: Home Premium 199 dolar, Professional 299 dolar, ve Ultimate versiyonu da 319 dolar.


ballmer-windows7
Microsoft, Avrupa piyasası için farklı bir Windows 7 sürümü hazırladığını da açıkladı. Özel ‘E’ versiyonunda herhangi bir internet tarayıcısı bulunmayacak. Bu yüzden Microsoft, Avrupa kullanıcılarının sıfırdan Windows kurulumu yapmasını istiyor. Bu yüzden Microsoft, Windows 7’nin tam sürümünü Avrupa piyasasında, Amerika’daki güncelleme paketi fiyatına satacak.

Microsoft ayrıca Windows’un son versiyonunun tamamlanmasını, 22 Ekim’den itibaren bilgisayar üreticilerinin de Windows 7 ile ürün satışı yapabilmesi için, hızlandırıyor. Microsoft, 22 Ekim’de sadece 14 dil seçeneğine sahip Windows 7’yi piyasaya sürecek. Türkçe’nin de içinde bulunduğu Windows versiyonu ise 31 Ekim de piyasaya çıkacak.

Read Users' Comments (0)

Roket Porno